Acıları sıkı sıkı en derinlere gömmek belki de insani olandır. Unutmak insana verilmiş en büyük armağandır. Ama unutulanlar tüm hınzırlıklarıyla kapatıldıkları yerde günü gelince gün yüzüne çıkmak için bir delik açar mutlaka. Öyle beklenmedik bir anda gelip hatırlatır ki kendini unutulanlar, öncekinden daha fazla sarsılır insan.
Elime umut denen o en eski ve en dayanıklı bastonu almış, çile odalarından fırlayan dervişler gibi soluk soluğa gözlerimdeki serabın parıltılarına doğru koşuyormuşum. Boşuna koşuyormuşum tabii.