Nazlıcan

Nazlıcan
@VERITAS_
23 kütüphaneci puanı
953 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
SORMUYORUM ARTIK
Sesim soğuk bir sis gittikçe Grileşen dalgınlıklar oluyor Sormuyorum bir yolculuğa kimle
Sayfa 48 - pdf
Biz keder diyorduk, tarihmiş Dilimizde işte o kil ve kül tadı Şimdi kim bilebilir yenilginin O kekre kokusunu bizim kadar Soluğumuzdaki cıvayı kim duyabilir
Sayfa 47 - pdf
Sizi Sevmiyorum
Sesimden arındım ve ufku Bir harmani gibi giyindim Kahraman bir korkaktım Kavmimin kadim tarihinde Ki onlar için umutsuzluk Kendim için haramiydim Böyle bilindiydi bu hikaye Yarından bugüne kaldıydı Tersine akan bir ırmaktım Sözün şaşkın serinliğinde Kendi deltasında boğulandım Ve sizi sevmiyorum ey kavmim Yakın beni rüzgarın ıslığa Islığın hükme döndüğü yerde Derim ki ey kavmim, zulmünüz Payidar, yurdunuz çığlığımdı Ki hükmümü kendim veriyorum Yakın beni sesim sorulara dönmeden Küllerimin altında kalacak Mutluluk sandığınız ne varsa Böyle yaşandıydı bir ömür ve söz Giyotindi sözün belleğinde
Sayfa 44 - pdf
Ki insanlar rüya görmüyor Ve sıfır nedir biliyorlar Düş kuranlarsa çoktandır Meczup sayılıyor artık Çöl de keşfedildi ve yeniden Bir kez daha kaybedildi ütopya
Sayfa 41 - pdf
İmlâsız
Ayağı kayan bir çocuk Kadar şaşkınım, bilemedim Düz yolda yürümenin imlasını Kanayan dizlerime bakıp da Ağlamayı öğrenemediğim gibi Sevgilisi değildim kadınlarımın Bir papağan tüneğiydim belki Ama birkaç sözcük öğrendiysem Kadınlardan öğrendim, yine de Bilemedim sevgilim diyebilmeyi Büyülendim ama büyüyemedim Aklım ermedi aynalara ve suya Yüzümü gösterip kalbimi neden Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
Sayfa 37 - pdf