"Sevişmek, bir aşk hayalinin gölgesine, ayın vurduğu iki dalgacığın arasında uzanan, solgun, titrek bir arafa indirgensin. Arzuyu, kendi kendiyle
baş başa kalmış bir ruhun tebessümüne benzeyen, yararsız ve zararsız bir şeye
dönüştürelim; gerçekleşmeyi ya da kendini anlatmayı hiç hayal
etmesin. Nefreti tutsak
bir yılan gibi uyutalım ve korkuya diyelim ki, kendini bakışlardaki
kaygıyla göstersin, yalnızca ruhumuzun bakışlarının derinindeki o kaygıyla, korkunun bir estetik kaygılarıyla bir
tek o uyuşabilir.."
"Yapayalnız olmak ne kadar da güzeldir! Kendi kendine yüksek sesle konuşabilmek, kimseyle göz göze gelmeden gezinebilmek, sandalyede kaykılıp hiçbir sesin bölemeyeceği düşlere dalabilmek!"
"Ruhum gizli bir orkestra; bilemediğim çalgılar çalıyor, kemanlar ve arplar, kudümler ve davullar içimde yankılanıyor. Kendime ancak bir senfoni diyebilirim.."
"Ama kaderin muziplik yaparak sevdiğime, üstelik benim de gerçekten sevildiğime beni inandırdığı gün, önce altüst oldum, pusulamı şaşırdım; piyangoda büyük ikramiye vurmuştu sanki, fakat verdikleri para piyasada geçmiyordu.."