"Peki niye söylemedin doğrusunu" dediler.
"Korktum" dedi. "O anda aklıma Yılmaz geldi. Herkes inanırdı onun çaldığına. Siz de inanırdınız, tek karakafa o."
Bizden kıstığı sevgiyi, dışarıya cömertçe dağıtıyordu annem; onun telefonda arkadaşının çocuğuyla konuşan neşeli sesini, fırından yeni çıkmış kurabiye kokusuna uyanmış ama nasibine tek bir kurabiye bile düşmemiş çocuklar gibi dinliyordum.