Bir akıl yürütmenin başında, bir terime verilen anlam ne ise o akıl yürütme boyunca, o terim hep aynı anlamı taşımalıdır. Bu, fikirlerin sağlamlığının, önermelerin aynen taşınmasının, akıl yürütmenin tutarlıbğının ve yeni fikirler elde etmenin zorunlu şartıdır. Her hangi bir konunun açıklanmasında zihin bu ilkeye uymazsa, o konu anlaşılamaz.
İnsan zihninin çelişmezlik ilkesine karşı duyarlılığı diğerlerinden daha çoktur. Başka bir deyişle, insan, bu ilkeye uyma zorunluluğunda
olduğunun bilincine daha açıkça sahiptir. Kişi çelişkiden öldürücü hastalıktan kaçar gibi kaçmalıdır. Zira biri vücut sağlığımız için ne denli tehlike İse, diğeri de zihin sağlığımız
için o kadar tehlikelidir. “Tutarlılık, mantıksal düşünmenin de ötesinde, deyim yerindeyse, kafa ahlâkının bir gereğidir.”12