Merhabalar,
İncelememe bu kitabın daha fazla insan tarafından fark edilmesini ve okunmasını umarak başlamak istiyorum.
Kitabın yalın anlatımı, yazarın kalemi, kitabın konusu ve sürükleyiciliğiyle benim favori kitaplarım arasına girdi.
Okurken asla yormuyor ve sürekli merak ettirerek ilerliyor. Verdiği mesajlarla da edebi tat katıyor. Birçok cümlesini beğendim ve alıntıladım. Aklıma kazınacak birçok cümle okudum.
Kitabın konusuna gelecek olursak, kitap ana karakterimiz Mehmetin, köyünde karısı ve küçük oğluyla beraber yaşarken savaşa çağırılmasıyla başlıyor. Savaşta geçen süre zarfında bir anzak askeri olan Liam esir düşüyor. Mehmet, bu askere çok iyi davranıyor, yemeğinden suyundan paylaşıyor. Bir süre sonra Liam takas edilerek tekrardan anzak cephesine gidiyor. Savaş ilerlerken Mehmet başından ve bacağından vuruluyor. Şans eseri Mehmet’i fark eden Liam bir anzak askeriyle Mehmetin kıyafetini ve künyesini değiştiriyor. Gözünü Avusturalyaya giden gemide açan Mehmet’in hayatı tamamen değişiyor. Bundan sonra da Mehmet’imizin Logan Faraway’e dönüşme sürecine tanıklık ediyoruz.
Benim severek ve büyük bir heyecanla okuduğum, çok beğendiğim bir kitap oldu. Gerçek bir hayat hikâyesine dayanması da kitabı benim için daha ilgi çekici hale getirdi. Herkesin okumasını içtenlikle öneriyorum.