Elif Korkmaz

Aptal, budala birinin hediye ettiğiniz kalemle size hicveden yazılar yazması ya da hayvanlarına yaprak silkelemesi için verdiğiniz asâ ile başınızı yarması sizi şaşırtmasın. İnkar kefeninde mumyalanmış beşeriyetin yüce yaratıcısına karşı tutumu bu olunca, sana/bana karşı ondan nasıl bir tavır beklenir ki?!
Reklam
Zihnimizde gelecek düşüncesine fazla yer vermek gayb kitabını açarak can sıkıcı düşüncelerle kafayı meşgul etmek dinimizce de hoş karşılanmamıştır. Çünkü bu tûl-i emeldir. Tûl-i emel; ( uzun emeller peşinde koşmak) akılca da kınanmıştır. Dünyada pek çok kimse gelecekte açlık, açıklık, hastalık, yoksulluk çekeceği veya felakete uğrayacağını düşüncesi içinde yaşarlar. Bütün bunlar ise şeytan mektebinin müfredatındandır. ' Allah'ın emri gelmiştir. Artık onu istemekte acele etmeyin.' (Nahl,1)
Kendinize karşı dürüst olursanız çelik gibi iradenizle ve bütün benliğinizle şu düşüncelere sarılırsınız: "Sadece bugünü yaşayacağım" İşte o zaman bugünün her anını, kendinizi inşa etmede, yeteneklerinizi geliştirmede ve işlerinizi düzeltmede kullanır ve şöyle dersiniz : Bugün kullandığım kelimelere dikkat edip hiçbir kötü ve çirkin söz söylemeyeceğim , sövmeyeceğim , gıybet etmeyeceğim bugün kendimi ve evimi düzelteceğim , artık evinde tertip düzen olacak, sadece bugün yaşayacağım ve beden temizliğime, güzel görünmeme, kılık kıyafetime özen göstermeye, yürüyüşüme, konuşmamda hareketlerimde dengeli olmaya dikkat edeceğim .
Sabah kalktığın zaman akşama bekleme. Çünkü sadece bugünü yaşayacaksın. İyisiyle kötüsüyle dün geçip gitmiş, yarın ise henüz gelmemiştir. Senin ömrün bir gündür. Sadece güneşi seni gölgelendiren ve gündüzüne kavuştuğun gün senin günündür. Yaşadığın günü saatlere böl. Dakikalarını yıllar, saniyelerini aylar gibi gör. Sana verilene razı ol.
Reklam