Nasıl her dilde bir dünya görüşünün ve bir kültürün unsurları bulunuyorsa, her kişinin kullandığı dil, o kişinin dünya görüşünün az ya da çok karmaşık olduğunu açığa vurur. Yalnız bir lehçe ile konuşan ya da ulusal dili şöyle böyle anlayanlar zorunlu olarak, dünya tarihine egemen olan büyük düşünce akımlarının karşısında az çok sınırlı, taşraya özgü, fosilleşmiş, zamanın gerisinde bir dünya sezisinin adamıdırlar. İlgileri az çok bağlı oldukları meslek gruplarının ekonomik kazançlarıyla sınırlı bir nitelik taşır, evrensel değildir.