Güzeldi ama konu tutarsızlıklarından sebep puan kırmam şarttı.
Mersin'in 2026 Ocak'ı hep yağmurlu ve soğuk geçiyor. Bu ortamın hakkını verecek küçük sisli bir kasaba romanı okumak istedim ve bu kitap bunu verdi.
Kızımız annesi varken ailesiz hissettirilen elinden her iş gelen, kendi dışında herkese yeten bir karakter olan Margaret.
Weston ise idealistlik timsali, en yakınındakiler için bıkmadan didinen, az biraz alaycı ve çokça da çapkın bir tip.
Işıltı ve Bela'nın kitaptaki varlıklarını okumak çok hoşuma gitti. Evde dolaşıp duran bir köpek istemişimdir hep. Pek zilli bir kedim olsa da onun odanın tekinden çıkıp yatağımın üzerinde yatması beni hep rahatlatır. Bela'yı hayal etmemi kolaylaştırdı bu benim için. Keşke benim de Bela'm olsaydı...
Kaldıkları malikâne, kasabaya inmek için gittikleri dolambaçlı yol, herşey çok güzel tasvir edilmişti ve okuması rahatlatıcı bir evrendi.
Birbirlerine aşık olma olayları da tatlıydı. Yavaş yavaş birbirlerinin farkına vardılar ve Weston göründüğünün aksine ağır Hanımcı. Bu farkında olmadan ard arda okuduğum 4. Yearning Men.
Sevmediğim, puan kırmak zorunda olduğumu düşündüğüm noktalara gelirsek..
1-) Margaret'ın annesi.
Böyle korkunç bir anne gerçekten de var olabilir mi ya? Tamam bu bir kitap gerçek bir olay değil bu yanlız bir anne ve kız ilişkisi için Margaret kendinden o kadar çok vermiş ki ilişkileri için, annesi bu duygularına karşılık verme uğraşında bile değil. Üstelik bir evladı öldüğü hâlde. ABLA HALÂ BİR EVLADIN VAR. KARŞINDA DURUYOR?
Birde hâlâ felsefe taşını bulup ailemizi bir araya getireceğim muhabbeti yok mu deli etti beni. Var olana sahip çıkamıyorsun daha.
2-) Hala.
Çok baştan savma bırakılmış hissettirdi. Sumic'e göre tanrının yeryüzündeki yardımcısı, Yu'adr 'a göre Tanrının dünya üzerindeki son hediyesi