"Allah güzeldir, güzeli sever." buyruğundan insan güzel olmalıdır.
Kalp, Allah'ın mekânıdır. Kalp güzel olmazsa Allah'ın tecellilerini alamaz. Bedenin güzel olmadığı bir vücutta kalp de güzel olamaz.
Esasen kalp ile bedenin güzelliği orantılıdır.
Her ilim, her şeyi öğrenmek muhakkak önemli veya faydalı olsaydı
Hz. Peygamber Efendimiz (sav) "Allah'ım, fayda vermeyen ilimden sana sığınırım." diye dua etmezdi.
Kadim gelenekte "sözün döllenmesi" şeklinde bir tabir vardır. İnsanlar bir arifin sohbetine gider, onu dinlerler, kulaktan giren sözler yerleşir, döllenir ve başka kapılar açar, böylece o söz kalpte bereketlenerek varlığını sürdürür.
Aynı şekilde hayır olmayan sözler de kalpte çoğalır, döllenir ve kalbi istila eder.
Kur'andan uzak kalan bir insanın kalbi mutlak saflığa erişemez, o nedenle de marifetten nasiplenemez.
Cenâb-ı Hak, İsra suresinde şöyle buyurmuştur: "Kur'an'dan indirdiğimiz şeyler, müminler için şifadır, rahmettir."