Bunları düşünüyorum ve akıp gidiyor günler siyah beyaz resimler hırçınlığında. Sormuştun ya, işte her şey ortada, her şey! Önce kuşları vurdular orada... Paramparça parçaları bir yana; bir bir savruldu yangınların ortasına kanatları da. Ben soluk soluğa peşindeyim, seni buldum. Seni buldum ya, bu kez seni vurdular orada, seni!
Biz o bildik coğrafyada kalalım. Bu merhaba, rengi güzel, işte oralarda kalalım. Bir yere kaçmasın dirençten ellerimiz; sesine bir Anadolu kat, gülümsemeyi somurtma.
"Ona ne söylediğimi bilmiyorum," diye cevapladı Willoughby, sabırsızca; "ama geçmişin gerektirdiğinden daha azını, kuşkusuz, ve elbette geleceğin haklı çıkardığından daha fazlasını..."