Bilin ki ne ile övülüyorsanız orada bir dolu bedel vardır. Ne ile övülmek istiyorsanız orada özgürlüğünüz adına tehlikeler mevcuttur. Neyle kınanmaktan korkuyorsanız orası sızıntı yapabileceğiniz zayıf noktanızdır.
Sahip olunanla sahip olmak istenen arasındaki gedik hep aynı. Eksik giderme çemberinin içinde insanlar laboratuvar fareleri gibi bitap düşene kadar dönüyor.
Aslında ihtiyacımız olan şey, bilgi kadar "bilgisizleşebilmek". Daha fazla bilgiden önce, daha fazla yalınlık lazım düşüncelerimize. Zihnin öğretilenlerle puslanmadığı, idrakin menfaatlerle kirlenmediği, muhakemenin inançlarla perdelenmediği, sezgilerin eski deneyimlerle şekillenmediği bir bilgisizlik evresine gerileyebilmek gerekiyor.
İnsan, düşünme eylemi söz konusu olduğunda labirentin içine konan deney farelerine benzer çoğu zaman. İstediği koridorda ilerler, sağa ya da sola döner, özgürce geri ve ileri gider ancak tüm bunlar içine konduğu labirentte gerçekleşir. Labirentten çıkmanın yolu düşüncemiz üzerine düşünmekten, zihnimizin felsefesini yapabilmekten geçiyor.