Hayata ayak uydurmaya çalışmak cok sinir bozucu olmuştu. Hayat dayanılmaz bir gürültü topluluğuna dönüşmüştü, duyulma sınırının hemen altında seslerin sürekli varlığı onu korkutuyordu.
"En derindeki mağaralar onları gören gözlerin anlaması için değildir, çünkü harikalar tuhaf ve korkutucudur. Ölü fikirlerin yeni ve tuhaf bir vücutla yaşadıkları toprak lanetlidir ve zihinlerindeki kötülük hiçbir beyinde bulunamaz."