Düşündüren ve hayatımla sağlamasını yapabildiğim bir kitaptı. Muhteşem bir edebi yapıt değildi ama güzel bir kurgu ile kendini okuttu.
Bir büyücü ile karşılaşsam hangi zamanıma dönmek isterimin artık bir cevabı var.
Son zamanlarda kahkahalar atarak okuduğum tek kitap diyebilirim. Bazı yerler gün içinde aklıma geldikçe gülüyorum. Hele hıdırellez gecesi çizilen kütük
İyi bir polisiye için tempo önemlidir. Son çeyreğe kadar vasat giden son çeyrekte çok iyi bir tempo yakalayan polisiyeleri bir türlü sevemedim. Bir kitap bu kadar yormamalı. Tempoyu kitaba yayabilmek en azından belli bir artışta düğüme götürebilmek onu iyi bir polisiye yapar.
Bir mücadele öyküsü. Ana karakterin adaya gelirken taşıdığı bezginliği ne kadar okuyana verse bile öyle ortalama bir kitap oldu ki sevdim mi sevmedim mi öyle kalakaldım :) Papatya falı bakarken tüm yapraklar uçup gitti gibi.
Soğuk DeriAlbert Sanchez Pinol · Jaguar Kitap · 20181,771 okunma
İlk başta söyleyeceğim, beni tamamen ters köşe eden bir kitap olduğu. İstanbul’un 20. yüzyıl başı meşhur kabadayılarından Hrisantos’u, Bıçakçı Petri’yi, Şık Manol’u düşünerek başladığım Stavri’nin hikayeleri kendi merkezde bir çok hayatı ve İstanbul’u gezdirdi. Sadece bugün altı saat ayırıp mekanları tespit edebilmeye çalıştım. Bazılarını ettim bazılarını illüstrasyon haline getirdim. Cumartesi günü hepsini gezerek yâd edeceğim.
Sunuş cümlesinde 1965 yılından bugüne seslenen Panos Çelebis’in “Bunları okuyacak yalnızca bir kişi dahi çıksa kendimi neşesini Agora‘da şu sözlerle haykıran Farsi şair Şeyhul Reis kadar bahtiyar hissedecegim “Bir insan evladı mısraları mı seslendirdi Allah’ım güme gitmedikleri için sana şükürler olsun…”
Güme gitmedi Panos rahat uyu.