Kiminin kocası, kiminin amcası
En sevdikleri yani sözün kısası
Aldılar sıcacık uykularından
Attılar dere yataklarına gece yarısı
Ne kıyanlar bildi ne kıyılanlar
Erkek yasası
Kimi yol ağzında damladı bıçaktan
Kimi dostane bir sohbet sırası
Can giderken kul elinden
Yüzümüze tükürdü son nefesi
Kalk doğur kendini, kadirsin
Kadınsın, kızımsın, annemsin
Ne çok sütün vardı oysa
Dünyayı kin mi emzirsin?
Kız Leyla, ayağa kalk hemen
Kalk çabuk, topla kırıklarını
Kız Leyla, pusuya yat hemen
Bir daha vurmasınlar kız çocuklarını
Sertap Erener
youtu.be/1h_nNfqpeyw
Aristoteles (...) İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu düşündüğün ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü desipere est juris gentium [budalalık insan hakkıdır ]