Enes

Enes
@Watertriple
Beni yalnız bırakın
Ondan hiç hoşlanmıyordum ve onu asla affetmeyecektim. Ancak yaptığı şey için kendisini tamamen haklı bulduğunu da gördüm. Her şey karmakarışık ve umarsızdı; Tom ve Daisy son derece umarsızdı, çevrelerindeki her şeyi ve her varlığı darmadağın ediyor, sonra ise çekilip paralarına ya da umursamazlıklarına, ya da onları bir arada tutan her ne ise ona sığınarak, kendi pisliklerini temizleme işini başkalarına bırakıyorlardı.
Uzaktan birinin ‘Yağmur değen ölüler kutsanmıştır,’ diye mırıldandığını duydum; baykuş gözlüklü adam cesur bir sesle “Amin!” diye seslendi. Kalabalıktan ayrılıp, sırılsıklam arabalara koşarken, baykuş gözlüklü yanıma geldi. “Eve gelemedim” dedi. “Aslına bakarsanız kimse gelemedi.” “Hadi canım!” dedi şaşkın şaşkın, “Ah Tanrım, yüzlercesi o evden çıkmazdı.’’ Tekrar gözlüklerini çıkartıp sildi, bu defa hem içini, hem dışını. “Zavallı hergele!” dedi.
buralar hiç düşman istilası görmedi ki, ne bilsinler, dedi. Siz, gidin de bir Rumeli’liye, yabancı bir ordunun veya idarenin iyi olabileceğini söyleyiniz. Eğer hainliğinize hükmetmezse, mutlaka deli olduğunuzu zanneder. Ama bunlar!
Zira sevildiğini hisseden kadın kadar çekilmez bir şey yoktur.
Ve çevre değiştirmedikçe, insanın değişmesine imkan yoktur. Bu küçük mülaliazadan, Türkiye’deki yenilik ve garpçılık hareketlerinin, neden başarısızlığa uğradığı sorununa kadar çıkabiliriz.