“Ve bazı insanlar şeydir hani, hiç dokunulmamış yepyeni cildi olan, sayfaları hiç kırışmamış kitaplar okumayı sever. Bazıları da sahaflardan alınmış, daha önce onlarca kez okunmuş, sayfaları yıpranmış ama o yıpranışın bile bir sanat değeri taşıdığı belli olan eski kitapları okumayı sever. Sanırım ben sahaflardan alınmışları seviyorum." Doğal ve tereddütsüz bir şekilde elimi tutup yürümeye devam etti.
Sanırım ne demek istediğini anlamıştım.
Sadece yazılmış değil, yaşanmış bir romandı okumak istediği.