"Sürekli hayatta bir hedefinin olması gerektiği, çok başarılı biri olman gerektiği, ünlü olman gerektiği - bir Nobel ödülü kazanmak gibi bir şey -, sıradan bir insan gibi ölmemen gerektiği yönünde hipnotize edildin. Sıradan bir insan olarak ölmek kötüdür; bir başkan ya da başbakan gibi ölmek zorundasın - onların ölümünde özel bir şey varmış gibi!
Kafan böyle sürekli tokmaklandığı için bu fikre o kadar alıştın ki seni deli ediyor. Aksi takdirde hayat olduğu gibi güzeldir; hiçbir amaca, hiçbir hedefe gerek yoktur. Gelecek tamamen bırakılabilir. Sırf şimdiki andan kaçmak için gelecekte yaşar ve psikolojik yönden geleceğe o kadar saplantılı bir hale gelirsin ki var olmayan uğruna var olanı kaçırmaya devam edersin."
"Bir şey olmak zorunda değiliz - zaten öyleyiz. Bütün uyanmışların tek mesajı budur - bir şeye ulaşman gerekmiyor; o şey sana zaten verilmiştir. Varoluştan bir armağandır. Zaten olman gereken yerdesin; başka bir yerde olamazsın. Gidecek hiçbir yer, ulaşılacak hiçbir şey yoktur. Gidecek hiçbir yer ve ulaşacak hiçbir şey olmadığı için, kutlama yapabilirsin. O zaman telaş yoktur, kaygı yoktur, heyecan yoktur, keder yoktur, başarısız olma korkusu yoktur. Başarısız olamazsın. İşlerin doğası gereği başarısız olmak imkânsızdır, çünkü zerre kadar başarı sorunu yoktur. Bu sadece toplumun, senin içinde problem yaratan bir koşullandırmasıdır."
Not:
"Dünyada hiçbir ahlak dersi insanlara önce bilinçli olmayı ve ancak ondan sonra, kendi bilincinle, varlığında hangi nitelikleri geliştirmek istediğini bulmayı öğretmez.
Dürüstlük mü, içtenlik mi, hakikat mi, sevgi mi, merhamet mi?
Buddha gibi çok az sayıda isyankâr dışında, kimse senin bilinçsizliğini düşünmedi - önce onun bırakılması, değiştirilmesi gerektiğini; içsel varlığının ışıkla dolu olması gerektiğini ve bundan sonra ne yaparsan yap doğru olacağını.
Tamamen bilinçli bir zihinle, hiçbir şey ters gitmez. Fakat dinleyen kim?"
Not:
"İnsanlar dua etmeye çalışır, gülümsemeye çalışır; insanlar mutlu görünmeye çalışır; insanlar içten, dürüst görünmeye çalışır - hangi özellikler övülüyorsa artık.
Fakat bilinçsizlikleri orada, her hareketin arkasında durur ve bilinçsizlikleri dürüstlüklerini bozar, gülümsemelerini bozar, hakikatlerini bozar."