El Kızı, yazarın toplumsal gerçekçi anlayışını yansıtan, kadının aile ve toplum içindeki yalnızlığını merkezine alan bir romandır. “El kızı” olarak görülen bir kadının yaşadığı değersizlik ve baskı, sade ve anlaşilir bir dille anlatılır. Yazar, geleneksel aile yapısının birey üzerindeki yıpratıcı etkisini anlatirken; günümüzdeki yaşantiya benzerliği ile empatik düşünmeye sevk etti. Roman, sessiz acıları görünür kılan önemli bir toplum eleştirisidir.Yeşilçam film tadinda okuduğum güzel normal bir kitapti..
Ne tuhaf şu dünya! Birtakım maddi maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor, sonra yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu. Ezellerden ebedlere bitmez, başı olmayan bir yolculuk!
Bana kalırsa, izah tarzlarımız yanlış. Bana öyle geliyor ki, ne alın yazısı, ne yazan, ne yazılan, ne de yazılmış bir şey var. Olmakta olan, boyuna şekil değiştirerek akıp giden, başsız ve sonsuz bir oluş. Bu oluş içinde ferdin sevinci yahut kederi…