Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
"Ruhumun derinliklerinde, sakin havalarda görülen ve fırtınanın dalgalarıyla parça parça kumsala atılmış deniz mahsulleri gibi nice nice büyük anılar vardır."
"Siz de aşkı çok şeytani bir şey olarak hayal etmediniz mi? Meleklerle mücadele, cehennemi mutluluklar, rengârenk ışıklar, dünyanın batışı."
Fenya gülerek yanıtladı:
"Ben mi? Ah, hayır. Ben aşkı tamamen -ama tamamen- farklı hayal ettim."..."Aşkı nasıl mı hayal ederdim? Ah, çok basit. Son derece sade ve sağlıklı. Sanırım hiç de şeytani ve romantik sayılamayacak şeylerle karşılaştırırdım aşkı. Her gün açlığımızı giderdiğimiz kutsal, doyuran ekmekle; her gün evimizi açtığımız hayat veren temiz havayla. Sonuç olarak her şeyi borçlu olduğumuz, ama haklarında pek öyle tumturaklı laflar etmediğimiz en önemli, en doğal , en güzel şeylerle."
"Nasıl ki günebakan adı verilen çiçekler daima güneşe dönerse,işte benim kalbim de bundan böyle muhteşem gözlerinizin parıltılarına dönecek.Siz kalbimin yegane kıblesi olacaksınız."