- Yaşamı seviyorsunuz öyleyse, Garvilıç?
- Evet, seviyorum.
- Bense bu konuda kendimi hiç anlayamıyorum.Bazen karamsar bir ruh haline sahibim, bazen de her şeye karşı kayıtsızım.Ürkek birisiyim, kendimden emin değilim, korkak bir vicdana sahibim.Hiçbir şekilde hayata uyum sağlayamıyorum, hükmedemiyorum.
- Beni de Moskova’ya beraberinde götür de tımarhaneye koy! - dedi doktor.- Hâlâ hakikate ve adalete inandığım için aklını yitirmiş biriyim ben, saf bir çocuğum!
Bir insan hayattan tatmin olmadığı, mutsuz hissettiği zaman bu ıhlamur ağaçları, gölgeler, bulutlar, halinden memnun ve kayıtsız bütün bu doğal güzellikler ne kadar da bayağı geliyor!
“Göremediği kişilerin fısıltıları ve bu kokular Laptev’i rahatsız etti.Yanında duran genç kızı kucaklamak; yüzünü, ellerini, omuzlarını öpücük yağmuruna tutmak, hıçkırıklara boğulmak, dizlerine kapanıp onu ne kadar uzun bir süredir beklediğini tutkuyla anlatmak istedi aniden.”