Esma.

Esma.
“Ben seni uzaklarda ararken, sen kendi evimde idin!”
Bizi, kendimize ulaştıracak olan müşterek değerleri, bizi kendimizde yaşatacak kuvvetleri nerede bulacağız?
Reklam
“Bizim” dediğimiz fikirlerle hareketler, gerçekten bizim midirler?
Acaba herkesin gözyaşlarını taklit etmek zorunda olduğumuz için falan ölünün ağlamaya değerli olduğuna inanıyor muyuz? Kahkahalarımız, hiç farkında olmadan herkesin kahkahalarını takip etmiyor mu? Alkışlamak irade, ve kararımızın aynı anda hepimizde birlikte doğduğunu söyleyebilir miyiz?
Evet, işte: Yaşadıklarımız öldürdüklerimizdir.
Bir belirli anda yaşanan, o anın geçiciliği yoluyla, ölüme teslim edilir.
Paylaşılmamış hakikatler, insan kalbini ve tüm vücudunu zamanla kemirmeye, içten içe aşındırmaya başlar.
Hakikatin ağır yükü altında ezilen ruh, bir başka ruhla ilk temas kurabilirse yeniden dirilir. Aksi halde yalnızlık telaşı insanı kendisinden bile şüphe ettirecek kadar içimize sirayet eder.
Eğer kişi, alçakgönüllülük anlatıyorsa ve kendisi de alçakgönüllüyse o zaman onu dinleyenler alçakgönüllülüğün ne olduğunu anlayacaklardır
Aynı şey, bir kişinin, düşünürün veya din öğretmeninin iletmeye çalıştığı tüm fikirler için geçerlidir.