Çok akıcı yazılmış. Özellikle Lozan görüşmeleri ilgi çekici şekilde dile getirilmiş. Hikayeyi bölen bazı gereksiz olaylar ve karakterler olmuş maalesef. Atatürk’ün sanki cephede savaşır gibi mecliste muhalif(?) insanları ikna etmesi takdire şayan. Aldığım notları aşağıda paylaşıyorum.
Lozan’da, Sevr artığı bir antlaşma imzalatmak için müttefikler çok direnmişler. Trakya sınırındaki Yunan ordusunu gerekirse Türklere karşı kullanılmak üzere, yeniden örgütlensinler diye Yunan cuntasını sıkıştırıyorlarmış. İsmet Paşa, Lozan’da, Lord Curzon ile epey münakaşa etmiş. Ve okuduğum kadarıyla haklarımızı savunmak için müthiş direnmiş. Mesela, İsmet Paşa, Lord Curzon’a, “Londra’da niçin barış yapmadan geldiniz diyecekler, ne yanıt vereceksin?” diye sorunca, Lord Curzon sen ne yanıt vereceksin diye sormuş. İsmet Paşa, “bir tek cümle söyleyeceğim: Lord Curzon barış yapmayı istemedi.”
İsmet Paşa, Lozan görüşmeleri kesilince yabancı basına bir açıklama yapıyor. Açıklamada görüşmeler kesildiği için, “Ne diyecekler dünyaya? Türkiye’nin iktisadi hayatını mahvetmek istedik. Türkler kabul etmediler. Onun için barış olmadı mı diyecekler?” Lozan imzalandıktan sonra Abd ikinci gözlemcisi Mr. Grew aşağıda beyanı vermiştir: “İsmet Paşa Lozan’da büyük bir diplomatik zafer kazanmıştır. Belki bu tarihte kazanılmış en büyük diplomatik zaferdir.”
Ayrıca kitabın sonundaki notları mutlaka okumak gerekiyor. Önemli ve detay güzel bilgiler mevcut.