"(MuNzArİn)"

"(MuNzArİn)"
@Y4B9
Yaratmaya kadir olan Allah, öldürmeye de kadir'dir. Hayatı var etmeye kadir ise; yok etmeyede kadir olandır. Ben kimim ki varoluşun muhteşemliğini saçmalıklarla saptırmaya çalışayım. Ölü hücrelerden oluşup can bulan bu bedenin bilgisi bende midir ki; bunu
Şursuzca sorgulayayım, ben ki; yapacağı hatalardan dolayı aciz kalmış, dünyanın çelimsiz insanları tarafından dünyanın kötü emellerine alet edilmeye çalışılmış bir insandan başka sı değilim.
İstanbul
26 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Amaçlar havada uçan balonlar olduğu sürece , kızaran güneşle patlamaya hazır bulunacaktır. Ama ağırlığını bilen bir taş ise amaçlar; yerinden sökmek için nice uğraşlar gerekecektir..
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Egemenlik kayıtsız şartsız Kimindir?
 Hamd, Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve Rasûlü’dür. Bundan sonra: 1. Şirk: “Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya rubûbiyyetinde, ulûhiyyetinde, isim ve sıfatlarında eş benzer ve denk tanımak” demektir. Şirk koşan kimseye “müşrik” denir. Şirkin zıddı ise tevhîddir. 2. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın yaratan, yaşatan, yöneten, idâre eden, hüküm veren, işleri dengede tutan, rızık veren, dirilten ve öldüren gibi rablık özelliklerinden birini yahut bir kaçını Allâh’tan başkasına vermek O’na rubûbiyyette şirk koşmaktır. Yani Allâh’u Teâlâ’ya rablığında ortak koşmaktır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “İşte Rabbiniz Allâh budur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyleyse yalnız O’na ibâdet edin. Zîrâ O, her şeye vekîldir.” [el-Enâm: 6/102] 3. Kurban kesmek ve muhâkeme olmak gibi görünen yahut duâ ve tevekkül gibi görünmeyen herhangi bir ibâdet çeşidini Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dan başkasına yapmak O’na ulûhiyyette şirk koşmaktır. Yani Allâh’a ilâhlığında ortak koşmaktır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allâh’a (tevhîd üzere) ibâdet edin ve ona hiçbir şeyi şirk koşmayın.” [en-Nisâ: 4/36] 4. Bir şeyin hükmü ona verilen isme değil, o işin hakîkatine tâbidir. İşi yapanın itikadı önemli değildir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya şirk koşan bir kimse kendi nefsini müşrik olarak isimlendirmese de müşriktir. Bunun gibi yapmış olduğu fiili ilâh edinmek, ibâdet etmek, şirk koşmak olarak nitelendirmese de bunun bir önemi
Müslümanlar; Kafeslerde yaşayıp güzelliklerini sesleriyle süsleyen kuşlar gibidirler. Kincilerin, dinsizlerin, ırkçıların zulmüyle dünya'ya adeta hapsolmuş, ne düşüncemizi ne ırkımızı ne de inancımızı savunamaz hale getirildik ve getiriliyoruz.
En güzel isimlerin sahibinin yüce ismiyle… ‘Şimdi mutlu musunuz?’ sorusunu soracağız, kızılboyalı palyaçolara, medeniyeti katleden çağdaş vahşilere… Nesillerin katliamını kendi elleriyle hazırlayan şakilere… Hayatın varlık amacından habersiz, ölüm ve sonrasına karşı duyarsız, dünyası için çalışan, ahireti için tembel nesiller yetiştirdiniz. Ey saptırıcılar! Ahiretini unutan maddeci nesilleriniz var artık, şimdi mutlu musunuz? Allah’ın insanlara gönderdiği peygamberlerin hayatlarından habersiz, sahte kahramanların hayatlarıyla avunan, peygamberlerin batıla karşı mücadelelerinden habersiz, sahte kahramanların mücadelelerini savunan bir nesil yetiştirdiniz. Ey sahte tarihin sahtekâr pazarlayıcıları! Sahtekâr bir nesliniz var artık, şimdi mutlu musunuz? Putları kıran atası İbrahim aleyhisselam gibi put kıran peygamberin ümmeti olduğunu söyleyen, ancak her köşeye putunu koyan, putçu bir nesil yetiştirdiniz. Ey çağdaş putperestler! Putlarıyla mutlu olan bir nesliniz var artık, şimdi mutlu musunuz? Açılmayı öğütlediniz. Örtünmeyi kötülediniz. Allah’ın emirlerini hafife alıp, ‘bu örtünmede neymiş?’  dediniz. Her yana çıplaklığın yayılması için çaba sarf ettiniz, sonunda çırılçıplak bir nesil yetiştirdiniz. Ey fuhşun davetçileri! Zinakâr nesilleriniz var artık, şimdi mutlu musunuz? Uçkuru peşinde koşan, hiçbir ahlaki değeri tanımayan, ‘her şey yapılabiliyorsa mubahtır!’ sayan, karısını, kızını başkalarından sakınmayan,  açılmış haliyle koluna takıp milyonlara teşhir edip hiçbir rahatsızlık duymayan, kıskançlık duyguları alınmış nesiller yetiştirdiniz. Ey ahlaksızlar! Kendiniz gibi şehvetperest nesilleriniz var artık, şimdi mutlu musunuz? Artık sokaklar rezillikten geçilmiyor. Rezilliği hayat yapanlar gayri Müslim’ce yaşıyor, sorsan Müslümanlıktan da dem vuruyor. Gayri