İyi bir insan olmak konusunda seçeneği olmayan ve zorunda kaldığı için iyi olan bir insan gerçekten iyi bir insan mıdır konusunu sığ bir şekilde ele alan bir kitap. Verdiği mesaj ise açık, seçimi dışında iyi olan insanlar aslında özünde iyi birer birey değildir ve hayatlarındaki doğruları ve yanlışları mantıklı bir şekilde ayırıp sebepleriyle açıklayamazlar. Doğruları yapmak zorunda oldukları için yaparlar, yanlışları ise yapmamaları gerektiği için yapmazlar. En sonunda ise o zorundalıklar ortadan kalkarsa özlerine dönerler.
Çok dar bir açıdan din eleştirisi olarak alınabilir anlatılanlar. Ama dediğim gibi sığ bir hikaye. Karakterlerin ve başkarakterin derinliği, duygu ve düşünce evreni tam olarak işlenememiş.
Karakterlerin çoğu çinko karbon bir vatandaşın kafasındaki "kötü adam" tiplemesini yansıtıyor. Gerçekte kötü olan bir insan hakkında okumaktan çok; o tür insanlardan uzakta büyümüş, o tür insanları hiç tanımayan birinin onlara dışarıdan bakımının yansımasını okuyor gibi hissettim.