Benim sen nemsin ? başım dönüyor... iki kadehten fazlası fazla bana. Hiçbir şey düşünemiyorum. Ben bu muyum? Değilim. İçimde bir sürü "ben"ler kaynaşıyor. Kendimi hangisine başlayacağımı şaşırıyorum...
İnsanın hayvanlığını medenileştirdiği kadar, medeniyetini de hayvanlaştıran bu çağ da, beş asır tek ayağı üstünde topalladıktan sonra, yirminci asrın her biri iflas eden büyük ihtilalleri ve dünya harpleriyle yıkılmak üzere olduğunu gösteriyor.
"Bir şey aynı zamanda hem var, hem de yok olamaz" Doğru-yanlış, aydınlık-karanlık, haz-keder, ilh... Arasındaki sayısız zıtlıklar da mâlum. Bu zıtların,mevcut olmak için, birbirine muhtaç oldukları da anlaşılmıştır.
Binbir renkli meçhul de. Zengin bir hayal içinde meçhul, daima mâlumun en korkunç rakibidir. Ben mâlumum. Yani sayısız imkânlar arasında gerçekleşmiş ve donmuş bir imkânım. Ben bir şeyim, meçhul her şeydir. Fakat unutma ki, ben, varım; meçhul, yoktur. O, sadece olabilir, fakat olmayabilir de! Ben bir realitedeyim, o bir imkândır.