Herkese güzel Pazarlar ve İstanbul’un sıcak havalarından selamlar!
Liseden beri bir türlü kitaplarını okuyamadığım Sait Faik’in Kayıp aranıyor adlı romanı karşınızdayım.
Kitabımızda Nevin başkahramanımız zeki, batıda eğitim görmüş ama halkla iç içe olabilen, her ortama ayak uydurabilen ve yaşamayı seven bir konsolos kızıdır.
Kocası Özdemirle olan ilişkisinin yüzeyselliği ve Biletçinin ona yaşattığı arzuyu, Cemal ile ilişkilerinin Nevin’e neler kazandırdığını yazar çok iyi aktarmış diyebilirim. En çokta sürekli yolda olma hissiyatını çok güzel veriyordu eser.
Eserde Sait Faik toplum baskısını bilakis ahlak kavramını( iyilik ve kötülüğün durumunu, zalimlik olgusunu, yalan söyleme ve hakikatın içindeki yalanı vb.) aile kavramını ve romanın ana konusu olan saadeti inceler.
Saadet ne kadar büyülü bir kelime olsa da, onu bulmak ve kovalamak ne büyük aptallıktır mesajı verilir aslında romanda. Saadet her şeyin sonunda oluşabilecek bir durumdur belki veyahut oluşmayacak.
“Yazarın dediği gibi Saadetin olup olmamasının ne önemi vardı? Varsa insanoğlu ne kazanırdı, yoksa ne kaybederdi?”
Kendimce çıkardığım dersler ise:
-Mutluluk aranmaz ve kovalanmaz. İşlerini yoluna koyunca huzur gelebilir.
-İnsanlar her daim konuşur senin hakkında. Çoğu şeye kafaya takmamak isabetlidir lakin hiçbir söze önem vermeden dolaşmak ise ukalalık ve kendini beğenmişliktir.
Herkese iyi okumalar!