°Yağmur M°'un Kapak Resmi
°Yağmur M° tekrar paylaştı. 20 Şub 17:54
Selman Ç., bir alıntı ekledi.
20 Şub 16:58 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Arkadaşlık bana uyku gibi geliyordu. Hani insan uykuya varacağını düşünmeden gözleri tatlı tatlı ağırlaşır da farkına varmadan uyuyakalır, rahat eder. Derler ya, arkadaşı seçmeden önce, dikkatli, tedbirli davranmalıymış, arkadaşlık yavaş yavaş geliştirilecek bir bitkiymiş. Ağır ağır büyüyen meşe ağacı mı yetiştiriyoruz yahu?
Gönül alınca paldır küldür akar, turp sulayan arklardan yürüyormuş gibi seyrek ve idareli akmayı kabul etmez. Hem şu kısa ömürde, acaba iyi mi ediyorum, fena mı açılıyorum? diye düşünecek vakit mi var? Hani ya mevsim kurakmış da ondan adam, soğan fidanının yanına dikilip soğana: "Görüp göreceğin su bundan ibarettir!" diyerek, soğanı ayıp bir tarzda sulamış. Dünyada felek de arkadaşı öyle verir.
Arkadaşı verdi miydi de, a canım bunun burası iyi ama şurası kusurlu diye düşünmemeli. Felek, Praksitel'in yonttuğu bir heykel gibi kusursuz yaratık yapmaz. Elbette kusurlu bir tarafı olacaktır. Ben bu kadar fazilet verdim, karşılık olarak şu kadar fazileti isterim! denemez. Dünya bakkal dükkanı mı?

Mavi Sürgün, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 25 - Remzi Kitapevi)Mavi Sürgün, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 25 - Remzi Kitapevi)
°Yağmur M°, bir alıntı ekledi.
 20 Şub 15:35 · Kitabı okuyor

Görüyorsun ya...Herşeyinle tam bir insansın.Bu senin hem üstün özelliğindir hem eksik yanın.

Anna Karenina, Lev Tolstoy (Sayfa 49 - İletişim Yayınları)Anna Karenina, Lev Tolstoy (Sayfa 49 - İletişim Yayınları)
°Yağmur M°, Turgut Reis'i inceledi.
 18 Şub 21:11 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Turgut Reis ya da batı kaynaklarında geçen ifadesiyle Dragon  ve Turgut 'dan türetilmiş Drugut Reis.

Halikarnas Balıkçısı'nın bu eseri; Turgut Reis'in korsanlıktan Kaptan-ı Deryalığa uzanan, Muğla'nın Menteşe ilçesinden başlayıp Cezayir'e, Venedik'e , İspanya' dan Malta' ya uzanan yolculuğunu, Oruç Reis, Hızır Reis (Barbaros) ile yaptıkları  deniz savaşlarını ve ona eşlik eden, dünyaları deniz olan insanları anlattığı masalsı bir biyografik eser.

Daha önce bir denizci, her ne kadar üstün teknolojiye sahip olursa olsun, insanoğlu doğa karşısında hep aciz kalır, o yüzden bir yandan denizin dilini diğer yandan disiplinli olmayı öğrenir, denizleşir insan demişti. Turgut reis de çok genç yaşta kendini çağıran denize koşmuş, denizde dalgalarla, hava şartlarıyla ve korsanlarla mücadele ederken sükunetini korumayı öğrenmiş, "Başkalarının zaafını bile kendi iradesiyle yoğurup ona en faydalı şekli veren, başarıyı onların binlerce elleri, sanatları ve cesaretleriyle sağlayan" insanlığıyla büyülemiş bir denizcilik dehası. 

Halikarnas Balıkçısı denizle insanın bütünleşmesini o kadar güzel ve masalsı ifade etmiş ki...
Deniz bu kitaptaki karakterlerin ruhu...herşeyi. Denizle konuşabilirler ve deniz onları dinler, anlar, beklenmedik sürprizler yapar.

Mesela kendilerini yalnız hissettiklerinde denize sitem ederler:
"Ben senin ve fırtınanın çocuğu değil miyim, düşünceli sessizliğimin dev arkadaşı sen değildin de kimdi?" Nedir bu anlam veremediğim duygular ? diye seslenirler.
Ve cevap gelir:
"Bu kayalara meydan okuyan dalgalar, o sular bile koyların koynuna girip ayışığında sessiz ve durgun uyumasını sevmezler mi?Köpürme ey deli gönül, seni de kucaklayıp dinlendirecek insan sana dogru gelmekte..."
Ardından kader rüzgarı yeni bir akıntıyla hiç bilinmeyen diyarlara bu gençleri sürer, kalplerine mukabil bir kalp bulur ,kendi deyimleriyle "alabora" olurlar, sevdiklerinin saç örgülerini "halat" diye severler. Yanlış anlaşılma olmasın bu insanlar "Her limanda sevgilisi olan denizciler" grubundan değiller, yoldan geçmekte olan bir imam hemen nikahlarını kıyıverir.:)

Turgut Reis ve ekibi böyle böyle yol alıp fetihler gerçekleştirirken, Endülüs başta olmak üzere  esir edilmiş, ürpererek okuduğumuz çeşitli işkencelere maruz kalan veya köle olarak satılan müslümanlarların tek umudu olurlar.

Aradan hemen hemen 500 yıl geçtiği halde, Cezayir, Libya gibi ülkelerde Turgut Reis hürmetle anılıp aramızda dostluk inşa edilirken, İtalya ve İspanya da, yaramaz çocukları korkutmak için "Vienne Dragutte, Turgut geliyor!" deniliyormuş.
Anlayın siz 82 yaşına kadar denizlerde hüküm süren Turgut Reis'e duyulan sevginin ve korkunun ne kadar şiddetli olduğunu...

Kitabın kesinlikle çok sürükleyici ve sade bir dili var. Savaş sahneleri ve denizci terimlerin kullanılması zaman zaman karışık gelebilse de bir süre sonra; kırlangıçları göndermek, santa burina rüzgarıyla leva demir, fora yelken yola çıkmak, forsaları kurtarmak gibi terimlere aşina oluyorsunuz.

Kitabı okumadan önce yazar hakkında bilgiye sahip olmak icin şu incelemeyi de tekrar okumanızı tavsiye ederim.(#26944664)

Okuyan arkadaşlara da teşekkür ederim:)

°Yağmur M°, bir alıntı ekledi.
 15 Şub 01:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Elinin üzerinde parlayan bu elmas neydi? İşte başkasının acısı için bir insanın döktüğü gözyaşı idi. Merhamet, kaynağından amma da parlak ve berrak çıkmıştı.

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119 - Bilgi Yayınevi)
°Yağmur M°, bir alıntı ekledi.
14 Şub 17:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Olur ya, dilin yanıldığı gibi yüreğin de yanıldığı olur.

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 87 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 87 - Bilgi Yayınevi)
°Yağmur M°, bir alıntı ekledi.
13 Şub 20:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

O kadar uyumlu bir güzellik işte. ..
Gönülden türkü, dudaktan gülüş, çiçekten renk olduğu gibi Ege sularından da bu leylâki, açık mavi ve açık yeşil adalar doğmuştu. Bu adalara gönül veren Anadolu, yeşil çimenlik ve çamlık kollarını açarak onları bağrına basmıştı. Adalar Denizi gerdanını onlara ayna etmişti. Denizde adalar! Adalarda denizler!

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 15 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 15 - Bilgi Yayınevi)