Bir kitap okuyordu, ama ben kitap okuduğuna inanmıyordum. Benim gibi hissettiğine, bu bunaltan dünyanın anlamsız ıstırabıyla acı çektiğine, acıların sakince izlenerek dinlenemeyeceklerine, bunun bir saklanma, garip bir merakın gizlenmesi olduğuna emindim.
Fakat hayali bir özgür irade fikrini fanatikçe destekleyenlere kalırsa, irade vasıtasıyla bir dürtüye ya da güdüye doğal olarak sahip olmadığı bir kuvvet vermez ya da böyle bir kuvvet oluşturmazsanız, özgür
olamazsınız.
Maalesef, insan bulaşık yıkayarak James Dickey, Jack gilbert, Nemerov ve 92. Sokak- Lexington Bulvarından T. Weiss İle konuşarak öğreneceğinden çok daha fazla şey öğrenir.