Çünkü çocuğunu kaybeden bir anne için yaşanan her yeni gün ilk gün gibidir.
Bu acı hiç yaşlanmaz. Yas giysileri yıpranıp ağarsa da, yürek hep karanlıkta kalır.
Beni gerçek anlamda bir kez bile dövmediğin de doğrudur.
Ancak bağırman,yüzünün kızarması, pantolon askılarını telaşla çözüp sandalye arkalığında hazırda bekletmen benim açımdan neredeyse daha berbattı.
Sanki ortada asılacak biri var gibiydi.
Gerçekten asılırsa ölürdü ve her şey biterdi.
Ancak kişi asılma hazırlıklarına tanıklık etmek zorunda bırakılırsa ve ilmik gözünün önünde sallanırken bağışladığını öğrenirse, yaşamı boyunca bunun acısını çekebilir.
Her şeye rağmen olmuyorsa değiştirmek için o kadar da zorlanmamalıyız. Belki de olmamasında bir hayır vardır. Kim bilir belki bizim de bilmediğimiz, bizim de çözemediğimiz, bizim de anlamaktan uzak olduğumuz, bir sistemi vardır yaşamın.
Bu Kasım ayı ne kadar da harikaydı!" dedi. "Oysa Kasım ayları tatsız geçerdi. Sanki yıl, aniden yaşlandığını fark etmiş ve elinden hiçbir şey gelmediği için ağlayıp sinirleniyormuş gibi olurdu. Bu yıl ise gri saçlarına ve kırışıklıklarına rağmen çekici olabileceğinin farkına varan yaşlı bir hanımefendi gibi asaletle yaş alıyordu