Fazlı Necip

Fazlı Necip

Yazar
7.6/10
37 Kişi
·
89
Okunma
·
5
Beğeni
·
1.202
Gösterim
Adı:
Fazlı Necip
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Selanik, 1863
Ölüm:
1932
Doğum Tarihi - Selanik 1863

Selanik Duyun-u Umumiye İdaresi’nde çalışan Abdurrahman Nafiz Efendinin oğludur. Fazlı Necip 18 yaşındayken "Asır" adlı bir gazete çıkarmak istiyordu. Babası Selanik Valisi Mustafa Zihni Paşa’ya gitti. Ama istibdat döneminde bir yayın organına sahip olmak pek kolay değildi. Valilik ile Dahiliye Nazırlığı arasında yazışma tam 32 ay sürdü. "Asır" 19 Ağustos 1895’te ilk sayısını çıkardı. Selanik’te Hamidiye Matbaası’nda basıldı. Pazartesi ve perşembe, haftada iki gün yayınlanıyordu. Gazetede iki kişi çalışıyordu; Fazlı Necip ve Ahmet Atıf adında serbest çalışan bir muhabir. Fazlı Necip tecrübeliydi; daha önce Gonca-i Edeb Dergisi’nde makaleleri çıkmıştı. Bu derginin sahibi Osman Tevfik Efendi, gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın babasıydı. Fazlı Necip gazeteciliği öğrendiği bu ailenin damadı oldu. Osman Tevfik’in kardeşi Abdurrahman Nafiz’in kızı Rebia ile evlendi. İki çocukları oldu: Mustafa Necip (Bir) ve Meliha (Til). Fazlı Necip, "Temmuz Devrimi"nden sonra gazetenin adını "Yeni Asır" olarak değiştirdi. Bu arada İstanbul’daki Matbuat-ı Dahiliye Müdürlüğü’ne atandı. Gazeteyi halasının oğlu Abdurrahman Arif’e bıraktı.

Bir çok roman çevirisi yaptı. "Arsen Lüpen" bunlardan en bilinenidir. Genelde polisiye çevirilerle ilgilendi. Külhani Enteller (Edipler) Jöntürkler den Cumhuriyete kadar İnkılap içinde geçen tarihi Zaman, Rumeli'yi Neden Kaybettik, Saraylarda Mecnunlar gibi eserleri basılmıştır. Roman haricinde eğitim ve öğretim amaçlı kitaplar yazdı.

Türk edebiyatında "Mektubat" isimli eseri Cumhuriyet Tarihinin en mühim ediplerinden biri olarak kabul gördü. Mektubat, Beşir Fuad'ın ölümünden sonra yayınladığı onunla yaptığı mektuplaşmaları içeriyordu.

Sinema alanında Ahmet Fehim'in yönettiği 1919 yapımı Binnaz isimli filmde yardımcı yönetmen olarak çalıştı. 1922 yılında ise "İstanbul Perisi" isimli filmi yönetti.

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
İstanbul Perisi - 1922

DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Binnaz - 1919 .... Yardımcı Yönetmen
"Kar gönüllere daima sevinç verir. Bazı şairlerin kar yağdığı zaman tabiatı kefene bürünmüş bir ölüye benzetmelerinde ne güzellik ve uyum bulduklarını anlayamam. Ben karı o kadar severim ki kâinatı bu güzel, beyaz örtüyle örtünmüş gördüğüm zaman tepeden tırnağa beyazlar giyinmiş güzel bir yeni gelin hatırıma gelir."
Fazlı Necip
Sayfa 66 - Kadınlar İçinde
"İnsan daima böyledir. Bize tebessümler eden, üzerimize doğru gelen talihi, sevgiyi nazlarla karşılarız. Ancak o talih bizden yüz çevirdiği, uzaklaşmaya başladığı zaman kıymetini takdir ederiz."
Fazlı Necip
Sayfa 65 - Kadınlar İçinde
"Hürriyet fikri daima akar, coşkun bir nehir gibidir. Onun karşısına geçilemez. Set çekmek, akmasına engel olmak istersen kabarır, yükselir, gerçi gürültüsü işitilmez fakat kuvveti artar, tazyiki artar. Nihayet bir an gelir ki o müthiş seti korkunç bir gümbürtüyle koparır, yıkar, etrafı bir tufan gibi istila eder."
Fazlı Necip
Sayfa 121 - Konya'da
"Erkek kadına tamamıyla mağlup ve oyuncak olursa kadın için artık onun bir kıymeti ve meziyet kalmaz. Kendisinin emri altında kalan, kendisine miskince boyun eğen ve muhtaç olan erkeği sevebilecek kadın pek nadirdir."
Dedikoduculuk mu? Üstüme iyilik sağlık, dünyada hiç sevmediğim bir şey. Ben hiç çekinmem, daima doğruyu söylerim.
Fazlı Necip
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Çoğu kadında garip bir özellik vardır. Bütün gururuna rağmen kadın, seveceği erkeğin kendi üzerinde bir erkeklik hakimiyeti olmasını ister, onun karşısında titremekten, biraz korkmaktan zevk alır."
336 syf.
·9/10 puan
Çok çabuk, aynı zamanda etkisi altında mahsur kalarak, okuduğum bir romandı. Osmanlı sarayı ihtiraslı bir cariye sayesinde büyük sarsıntılar yaşamıştı. Osmanlı Dönemini anlatan kitapları okumayı sevdiğim için eser, adeta yağ gibi aktı gitti. Okumadıysanız tavsiye ederim. Yazar Haremin Sultanları kitabını çok akıcı, sade, kelime oyunları yapmadan kaleme almayı başarabilmiş.
192 syf.
·25 günde·Beğendi·7/10 puan
Tanzimat dönemi sonra oluşan ( jön Türk) kavramının oluşum sürecini anlatıyor. Kelimeler yinede Tanzimat öncesini hatırlatıyor. Bu sancılı sürece göz atmak isteyebilirsiniz.
108 syf.
·3 günde·8/10 puan
Beşir Fuad ve Fazlı Necip' in mektuplaşmaları. Aracının Victor Hugo olması da ayrı bir sempati duyma durumu. .
Evet, Beşir Fuad sanırım Türk tarihinde tek deneysel intiharı sergileyen, ölümün ne olduğunu merak ederek, kanıyla bunu yazan (belki bu kısmı efsanedir), bilim adamı, ilk eleştirmen, gazeteci,edebiyatçı,materyalist bir adam.
Kendisinin naifliğini, o ince düşünüşlerini satırlarına nasıl gizlediğini görebilirsiniz.
Ben sevdim.
İyi okumalar.
164 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabın editörlüğünü yapan Ömer Aslan’ın sunuş yazısında yazarın çok değerli bir yazar olduğunu ama hiç değer verilmediğinden bahsediyor. Ben de yazarı gerçekten beğendim. Dönemin siyasi olayları ile aşkı, dönemin Selanik ve İstanbul havasını ve o dönem siyasi suçlulara yapılan eziyetleri iyi harmanlamış.

1903 yılında 22 yaşında olan Ekrem baş karakterimizdir. Çocukluğu çalkantılı geçen Ekrem, yatılı okuldan sonra memleketi Selanik’e gelir ve olaylar başlar. Ekrem’in amacı Fransa’ya gidip gönül eğlendirmektir. İstanbul’dan arkadaşı orada ayrıca Jön Türkler mevzusunu aklına sokar. Zaten olaylar bu yüzden başlar. Ayrıca düşman başına vermesin dediğim üvey anne olayların fitilini ateşler. 5 senede gerçekleşen olaylar İttihat ve Terakki’nin 2. Meşrutiyet’i ilan etmesi ile biter. Buradaki olayların seyri için fazla detay yazmıyorum.

Kitabı gerçekten çok beğendim. 1.5 günde 150 sayfasını birden okudum. Yazarın daha birçok eseri olduğu için bu seride yine görmek isterim. 2. Meşrutiyet Dönemi olayları ilginizi çekiyorsa bir çırpıda okursunuz. Kitaba puanım 10/10.
164 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Dün geceden bu saatlere kadar düzensiz aralıklarla okumak durumunda kalmama rağmen istekli bir merak duygusuyla her fırsatta başına üşüştüğüm kitap.
Aslında ilk başta hatta neredeyse sonlara kadar bir aileyi aynı ailenin yıkılışını ardından yola devam edenlerin hırsları amaçları arasında kalmış okula diye yollanıp yıllarca anne baba sevgisinden uzak ama belli bir zamandan sonra zengin Bir öğrenci ardından iyi tahsili bir bey olmuş Ekrem 'İn 2. Meşrutiyet dönemine hazırlanan Selanik' te aşkla korkunç bir ihtirasla ona sevdalanan analığı yüzünden başına gelenler ve en nihayetinde kendisini sürgünde bulmasına sebep olan olaylar dizisinde savruluşunu anlatan roman ufak bir araştırmadan sonra edindiğim bilgiye göre istibdat havasını ve Meşrutiyet 'e giden yolu anlatan dönemin ilk siyasi romanlarındanmış. İlk başlarda Ekrem kişisine karlı derin bir sevgi beslememekle beraber daha sonralarda üzülmüş yer yer acımış olarak buldum kendimi. Avrupa'daki hayata olan merakı için birden çok yalana başvurmasına rağmen başka memleketlerde yaşaması için gerekli meblağı zengin Hüsrev Bey in kızı olan annesinden koparamayınca kader bu ya; tam aşkın saadetine kavuştum derken sürgün edilerek Avrupa ya gidişinin hikayesini okumanızı öneririm... Şimdiden iyi okumalar... Fazlı Necip Menfi – Sürgün
164 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Başlamamla bitirmem bir oldu. Sanki bir kitap değilde film izler gibi hissettim okurken kendimi. Öyle akıcı ve güzel bir dili vardı ki...
.
.
Ekrem in aile dramını anlatmaya başlamasıyla başlıyor eserimiz. Anne babası ayrı ve birbirlerine hırsları yüzünden arada kalarak, çocukluğunu bilmeden büyümüştür. Tek hevesi Avrupa ya gitme sevdasıdır. Öyle bir üvey annesi vardır ki evlerden ırak... Başına gelmedik kalmayacaktır bu sayede. Hırs, tutku, intikam, kibir, kin ve aşk... Ne ararsan vardı :) Olaylar öyle bir gelişiyor ki bir sayfa sonra ne olacak diye diye bir bakmışsın ki kitap bitmiş.
.
.
2.meşrudiyete tanık olduğumuz gibi sürgünde geçen zulum ve haksızlıklarada tanık olabileceğimiz bir eserdi. Dönemin siyasi olaylarınıda karakterler üzerinden anlatması dolayısıyla ilk siyasi romanlardan biridir ayrıca.
@isbankasikulturyayinlari
.
.
.
.
164 syf.
Çok sürükleyici bir kitaptı Menfi. 2. Meşrutiyet öncesi ve sonrasında yaşanan olayları da içine alan güzel bir hikaye. Kitabın başlaması ve bitmesi bir oldu. Çok keyif aldım. Ekrem’e ne olacak diye elimden bırakamadım. Suçsuz yere bir sürgün. Sürgün öncesi yaşanan maceralar. Herkese keyifli okumalar.
108 syf.
·2 günde·Beğendi
Bu kitabı 19 - 20 Eylül tarihlerinde okumuştum. Daha önce Oğuz Demiralp ve Salâh Birsel kitaplarında konu edilen Beşir Fuad kendine reva gördüğü ölüm şeklinden dolayı çok ilgimi çekmiş ve bu son derece sıradışı fikrinden dolayı, okunması, bilinmesi gereken bir yazar sanırım diye düşünüp kitabı almıştım. Satışta olan bir başka kitap daha var hakkında yazılan ama önceliği mektuplara verdim.

Arka Kapakta diyor ki Fazli Necib; "Bundan birbuçuk yıl önce, Beşir Fuad'ın Victor Hugo üzerine yazdığı kitabın, bazı yerlerini anlayamadığım ve aklıma yatmadığı için, kendisine bir mektup yazarak, bu konular üzerine sorular sormuştum. Bunun üzerine Tercüman-ı Hakikat gazetesinde, yazışarak tartışmaya başladık. Bir süre sonra da, gazete köşelerinde yazışmak yerine, bu tartışmaya özel olarak, mektuplaşarak devam ettik.

Açıkça söylemeliyim ki, bu tartışma sonucunda Beşir Fuad beye yenildim. Fakat birbirimize yazdığımız mektuplar bana, hiç bilmediğim birçok gerçeği ve bilgiyi öğretti. Bu mektupların bana ve yaşamıma birçok faydası oldu"

Evet böyle diyor ve bilgiye erişimin bu kadar kolay olmadığını gözönüne alırsak, yazışmalardaki entellektüel düzeyin nekadar yüksek olduğunu hayretle görüyorsunuz. Bu samimi mektupların içeriğinin sadece Selanikli gazeteci Fazlı Necib'e değil biz meraklı okurlara da katkısı olduğunu belirtmek istiyorum.

Kitaptan bazı paragrafları paylaşmak niyetiyle notlar almıştım fakat kitap Istanbul'da olduğu için bu mümkün olmadı.

Sonuç olarak bu naif yazışmalardan oluşan kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Tek sıkıntı o entellektüel düzeye uymayan, yayınevinin yaptığı imla hatalarıydı.
.
.
#okudumbitti #beşirfuad #fazlınecib #mektuplar #artesyayınları #kitapönerisi #okumahalleri #kitaplar #tavsiyekitap #izmirokumalarım #neokudum
228 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Cani mi, Masum mu?, Fazlı Necib'in 1899 yılında kaleme aldığı polisiye romanıdır. Bu polisiye roman, tarihsel olarak Osmanlı'nın son dönemdeki ve polisiye edebiyatın yeni yeni oluşmaya başladığı yıllara denk gelmektedir.
Cani mi, Masum mu? polisiye romanı, klasik dedektiflik roman kurgusundan farklı bir yapıya sahiptir. Suç ve katil unsurlarına yer verilmekle beraber normal bir roman konusu gibi yazılmıştır. Romanda, Doktor Refik Bey adlı karakterin, babasını suçlanmış olduğu katil damgasından kurtarmak ve sevdiği kızla evlenmek için verdiği mücadele konu edinilmektedir. Roman, dil olarak her ne kadar eski Türkçe kelimelerin fazlalığı dolayısıyla, okunmasında akıcılığa engel teşkil ediyorsa da, yine de ilk dönem polisiye eserlerin tarzı hakkında bilgi verdiğinden okunmaya değer olarak görülmelidir...

Yazarın biyografisi

Adı:
Fazlı Necip
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Selanik, 1863
Ölüm:
1932
Doğum Tarihi - Selanik 1863

Selanik Duyun-u Umumiye İdaresi’nde çalışan Abdurrahman Nafiz Efendinin oğludur. Fazlı Necip 18 yaşındayken "Asır" adlı bir gazete çıkarmak istiyordu. Babası Selanik Valisi Mustafa Zihni Paşa’ya gitti. Ama istibdat döneminde bir yayın organına sahip olmak pek kolay değildi. Valilik ile Dahiliye Nazırlığı arasında yazışma tam 32 ay sürdü. "Asır" 19 Ağustos 1895’te ilk sayısını çıkardı. Selanik’te Hamidiye Matbaası’nda basıldı. Pazartesi ve perşembe, haftada iki gün yayınlanıyordu. Gazetede iki kişi çalışıyordu; Fazlı Necip ve Ahmet Atıf adında serbest çalışan bir muhabir. Fazlı Necip tecrübeliydi; daha önce Gonca-i Edeb Dergisi’nde makaleleri çıkmıştı. Bu derginin sahibi Osman Tevfik Efendi, gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın babasıydı. Fazlı Necip gazeteciliği öğrendiği bu ailenin damadı oldu. Osman Tevfik’in kardeşi Abdurrahman Nafiz’in kızı Rebia ile evlendi. İki çocukları oldu: Mustafa Necip (Bir) ve Meliha (Til). Fazlı Necip, "Temmuz Devrimi"nden sonra gazetenin adını "Yeni Asır" olarak değiştirdi. Bu arada İstanbul’daki Matbuat-ı Dahiliye Müdürlüğü’ne atandı. Gazeteyi halasının oğlu Abdurrahman Arif’e bıraktı.

Bir çok roman çevirisi yaptı. "Arsen Lüpen" bunlardan en bilinenidir. Genelde polisiye çevirilerle ilgilendi. Külhani Enteller (Edipler) Jöntürkler den Cumhuriyete kadar İnkılap içinde geçen tarihi Zaman, Rumeli'yi Neden Kaybettik, Saraylarda Mecnunlar gibi eserleri basılmıştır. Roman haricinde eğitim ve öğretim amaçlı kitaplar yazdı.

Türk edebiyatında "Mektubat" isimli eseri Cumhuriyet Tarihinin en mühim ediplerinden biri olarak kabul gördü. Mektubat, Beşir Fuad'ın ölümünden sonra yayınladığı onunla yaptığı mektuplaşmaları içeriyordu.

Sinema alanında Ahmet Fehim'in yönettiği 1919 yapımı Binnaz isimli filmde yardımcı yönetmen olarak çalıştı. 1922 yılında ise "İstanbul Perisi" isimli filmi yönetti.

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
İstanbul Perisi - 1922

DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Binnaz - 1919 .... Yardımcı Yönetmen

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 89 okur okudu.
  • 71 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.