“Nietzsche Ağladığında”, felsefe ile edebiyatın kusursuz birleşimi. Irvin Yalom, Nietzsche’nin düşüncelerini kurmaca bir diyalog üzerinden öyle canlı işliyor ki, okurken hem kendi varoluşuna hem de insan ruhunun sınırlarına ayna tutuluyor. Kitap, özgürlük, aşk, irade ve acı kavramlarını düşündürücü bir dille sorgulatıyor. Bence her okuyucuya, kendisiyle yüzleşme cesareti veriyor.
Ben özellikle Dr. Breuer ve Nietzsche arasında geçen o muhteşem diyaloglara hayran kaldım. Her birinin altını çizdim ve küçük bir deftere not aldım. Henüz psikoterapinin yaygın olmadığı bir dönemde (anladığım kadarıyla hiç yoktu) bu iki bağımlı ruhun bir araya gelip bu tedaviyi farkında olmadan gerçekleştirirek birbirini iyileştirme çabasını okudum. Dostluğun güven duygusuyla oluşması da çok başka bir ders niteliğindeydi. Bu kitap hakkında söyleyecek o kadar çok şeyim var ki eminim sığmayacaktir. Ama kısaca şunu söyleyebilirim: Birbirini hiç tanımayan iki sıkışmış ruh karşılıklı güvenme yoluyla muhteşem bir dostluk kurmuş. Doktor tedavi etmek için Nietzsche'yi ikna ederken aslında kendisi tüm sıkışmışliğindan kurtularak iyileşmisti. Bence insan psikolojisini anlamak daha iyi anlamak için herkesin okuması gereken bir eser. Keyifli okumalar dilerim, şiddetle tavsiye ederim