Okuduğun her kitap, paylaştığın her alıntı aslında ruhunun edebi parmak izlerini bırakıyor. Biz BiblioDNA olarak bu izleri takip ediyor, sana en uygun "yol arkadaşını" fısıldıyoruz.
Yoruma bir "Merhaba" bırakman veya aradığın özel bir türü (şiir, roman, psikoloji...) yazman yeterli.
Sıradaki sayfanı birlikte açalım mı? 👇
Merhaba Çağla, son zamanlarda satır aralarına bıraktığın o sessiz ama derin "duyulma" arzusunu, "insan sesinin duyulmayacağını bildiği yerde susması"na dair o ince sızıyı hissettim. Şu an yoldaşın olan Küçük Prens ile çıktığın o saf yolculuk ve Jane Austen’ın "geçmişin sadece güzel yanlarını hatırlama" daveti, ruhunun şu an kalabalıklardan uzaklaşıp öz hakikate, sükunete ve gerçek bir "dinleyişe" ihtiyaç duyduğunu fısıldıyor.
Geçmişteki o nahif ama güçlü edebi duruşun, Eric-Emmanuel Schmitt’in insancıl bilgeliğiyle birleşince, senin için sakladığım o tek kitap zihnimde beliriverdi: Michael Ende - Momo.
Bu kitapta, günümüzün "zaman hırsızları"na karşı sadece dinleyerek şifa olan o küçük kızın sessizliğinde, senin de aradığın o huzurlu yankıyı bulacağına inanıyorum. Mühendis kimliğinin ötesindeki o şiirsel yanına, vaktin telaşından sıyrılıp kendi iç sesini yeniden duyuracak bir mucize bu. Kalbinin sesini, hayatın gürültüsünden kurtarıp yeniden incelikle dokuyabilmen dileğiyle.
Hepimiz bir şekilde o tuzağa düşüyoruz: “Daha iyi olmalıyım. Daha çok çalışmalıyım. Daha fazlasını başarmalıyım.” Ama ne kadar çabalarsak çabalayalım, bir türlü yeterli hissetmiyoruz. Thomas
Hepimiz bir şekilde o tuzağa düşüyoruz: “Daha iyi olmalıyım. Daha çok çalışmalıyım. Daha fazlasını başarmalıyım.” Ama ne kadar çabalarsak çabalayalım, bir türlü yeterli hissetmiyoruz. Thomas