Benim burada ne işim var diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz...
"İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi."
Nora pişmanlıklar kitabına boş boş bakmayı sürdürerek, annesiyle babasının birbirlerine aşık oldukları için mi yoksa uygun zamanda yakınlarındaki en uygun insanla sırf evlenmiş olmak için mi evlendiklerini merak etti.
Müzik durduğunda karşımıza çıkan ilk kişiyi tuttuğumuz bir oyunu oynar gibi.
Nora bu oyunu oynamak hiç istememişti.