Belkide insanı duygusallığın artıran şey içindeki duygunun ne olduğunu anladığı anda başlar. Bilmiyorum bugün bunun böyle olduğunu fark ettim. Kişi duygularının tezahürünü bir başkasında gördüğü zaman kendisine ait olan duygunun anlamlaştiğini hissettiği zaman henüz körüklemediği duygunun ilk kıvılcımını atmış olabilir. Kendisine o duygusallığın sebep olacak o duyguya daha çok kaptiriyormus gibi geliyor. Ama şunu da biliyorum ki "korku" duygusunda bu tam tersi oluyor. Evet insan bilmediği, tam emin olmadigi şeyden korkar. Ama korku dışındaki insanı duygusallığa düşürecek olan duygularda bu tam tersiymiş gibi düşünüyorum. Çünkü insan etkilenen bir varlıktır. Bu etkilenme bir insandan, bir kitaptan, bir şarkıdan veya herhangi bir olaydan olabilir. Ve bu etkilenme insanda icinde var olan bilmediği anlamlastiramadiği duygunun gün yüzüne çıkmasına vesile oluyor. Peki bu iyi bir şey mi buna hala karar veremedim. İçindeki anlamlandiramadigi duygu kendisini bulması mi daha iyi yoksa icinde kalması mı daha iyi ...
Şunu da düşünüyorum insan acaba anlamlandirdigi o duygu etkilenme sonucu kisiyi o duygu tarafından insanı hapsetmez mi ve o duygudan çıkmasını zorlaştırmaz mi?
Belkide anlamlastirdigimiz o duygu anlamlastirdigimız icin bize hoş bile gözükebilir çünkü artık onu tanıyorsun biliyorsun ve BENDE DE VAR diyorsun.
Ve bu benim diyorsun evet evet benim...
Amaaan belkide saçmaliyorumdur.