ismihan Kaya

ismihan Kaya
@YolKitabevi
"İyi insanlar, iyi hayvanlar, iyi bulutlar hiçbir zaman kaybolmaz. Seven ölmez..." Nâzım Hikmet Ran
Hacı Arif Bey (1841-1896) Türk besteci. İstanbul'da doğmuştur. Sesinin güzelliğiyle dikkat çekmiş, öğrenim devrinde Muzika-i Hümayun'a alınmış, sonra Abdülmecid'in emriyle sarayın müezzinbaşı'sı olmuştur. Abdülâziz ve ondan sonra ||. Abdülhamid'in padişahlık devirlerinde de ilgi ve itibar görmüştür. Abdülâziz'in tahttan indirilişinden sonra bir müddet açıkta kalmış. Zincirlikuyu civarindaki bir çiflikte inek besliyerek sütçülük yapmıştır. Durumu padişah ||.Abdülhamid'e duyurulunca saraydaki müzik öğretmenliği vazifesine tekrar başlamıştır ve sekiz şarkı yazdığı olmuştur. Şarkılarından bir kısmını zamanın diğer yaygın eserleri arasında Mecmua-i Arifi adı altında yayınlanmıştır. Müzik sahasındaki başarılarından dolayı Abdülmecit tarafindan Mecidi nişanının ve İran Şahi tarafindan da Şir ü Hurşit nişanının dördüncü rütbesiyle taltif edilmiştir. İstanbul'da ölmüştür.
Reklam
Hacı Bayramı Veli (ö.1429) Türk besteci, din adamı ve Bayrami tarikatının kurucusu. Ankara'nın Solfasıl köyünde doğmuştur. Genç yaşta din adamı olarak yetişmiş, şiir ve besteleriyle şöhret sağlamıştır. Yunus Emre'nin şiirlerini bestelediği, fakat bu eserlerin zamanla kaybolduğu bilinmektedir.
Ahmet Arif Bey (1855-1908) Türk besteci. İstanbul'da doğmuştur. Uzun yıllar mülkiye müfettişi ve mutasarrıf olarak Edirne, İstanbul, Selânik, Kosova,Yanya, Havran, Akka, Maan ve Kayseri'de hizmet görmüştür. Bu arada Suriye vilayeti gazetesi muharrirliğinde, 1881'de Dahiliye Nezaretinde, 1887'de Teftiş Encümeni Reisi olmuş, 1891'de Takvimi Vekayi Gazetesinin idaresine ek vazife olarak memur edilmiştir. Devlet hizmetlerinin yanı sıra devamlı şekilde müzikle uğraşmış, Arapça, Farsça ve Fransızca dillerini iyi, Almanca, İtalyanca ve Rumcayı da anlayacak kadar öğrenmiştir. Bestelediği eserleri, devrin musiki merkezi olan İstanbul'dan devamlı uzak bulunuşu sebebiyle, tanıtmak ve yaymak imkanını elde edememiştir. En bilinen şarkısı "Bilse bir kerre o şuh hali perişanımızı" Ahmet Arifi Bey
Afet Efendi, Mısırlayan (1850-1922) İstanbul'da, Kumkapı'da doğmuştur. Asıl adı Hapet'tir. İlk müzik derslerini babası klarnetçi Avadis'ten almıştır. Gençlik yıllarında ailesiyle birlikte gittiği Mısır'da, Topkapı'lı Nikağos, Çorlulu Kirkor, Hanende Kirkor, Kuzguncuklu Artin, Samatyalı Santuri Takvor ve Kemençeci Monses Efendilerden peşver, beste ve semailer öğrenmiş, meşketmiştir. İstanbul'a dönüşünde muhtelif gazinolarda saz heyetlerine katılmışve ud dersleri vererek pek çok talebe yetiştirmiştir. Ud çalmaktaki maharetiyle kısa zamanda şöhret yapmış ve halk arasında "Afet' lâkabı ile anılmıltır. Çeşitli besteleri de vardır. 1905'ten itibaren "Saz ve Söz" isimli müzik dergisi yayınlamıştır. 1922'de İstanbul'da ölmüş. Ermeni mezarlığına görülmüştür.
Erden, Sadi (1896) Türk Besteci İstanbul'da doğmuştur. İlk müzik terbiyesini dedesi Hafız Hüsnü Efendi'den almıştır. Dedesi hafız olmasını istemiş, fakat Sadi Erden müzikle daha derin uğraşabilmek maksadıyla hafızlıktan vazgeçerek ud çalmaya başlamıştır. İsmail Hakkı Beyden bu sahada en geniş şekliyle istifade etmiştir. Udu iyice öğrendikten sonra bestelediği şarkılarla da ilgi çekmiştir. 150'den fazla çeşitli bestesi bulunmaktadır. Memuriyeti müzikle uğraşmasına engel olmamıştır. Bir çok talebe yetiştirmiştir. En sevilen şarkılarından biri: Sırma saçlı yarimin can bahşederken işvesi.
Reklam