Ah Werther ne demeli ki sana? İçindeki coşkuyu ne dağa, ne denize, ne açan bir çiçeğe, ne çağlayan bir ırmağa sığdırabildin. O coşku ki sadece bir kadının yüreğinde sakinleşip dinginleşebilirdi, mümkün olabilseydi eğer...
Belki de mümkünsüzlüktü, bir aşkı bu denli yaşamaya değer, tadına bakılası kılan kim bilir?
İncecik bir kitap “Genç Werther’in acıları” . Ama bitmek bilmiyor sanki. Hayır okunması keyifli olmadığından değil, insan eline alınca bırakmak istemeyişinden, ya da her okuduğunda bambaşka anlamlar çıkardığın için cümlelerinden. Tekrar tekrar tekrar okuyorsun sayfaları, özümsüyorsun, durup düşünüyorsun, sonra alıp eline yine devam ediyorsun okumaya..
Goethe’nin başyapıtlarından biri. Dostluk, aşk, ahlak, değerler, basmakalıplaşmış düşünceler, beklentiler, vazgeçişler, doğa, farkındalık, başlangıçlar ve bitişler üzerine..
Okuyun, okutun :) Johann Wolfgang Von Goethe