Hani bazı küçük kitaplar insanın hayatında büyük tesir yaratır ya, hani her satırınının altını önemli bulduğun cümlelerden dolayı çizmek istersin ya. İşte bu öyle bir kitap. İkinciye okuduğum bu kitabı dün başladım bu gün resmen yutmuş bulundum.
Maalesef çok geç okuduğum bir kitap oldu. Fakat çocuklarıma erken yaşta okutacağım bu kitabı. Umarım sizler de öyle yaparsınız. Boşu boşuna Atatürk’ün en sevdiği kitaplar arasına girmemiş.
Agatha Cristie bu kitapta ne anlatmaya çalışmış ne demek istemiş ben anlayamadım, hikayeler mi kötüydü yoksa çevirmen mi doğru düzgün çevirememiş onu da bilmiyorum fakat vasat, yalın ve basit hikayelerden oluşan ve ismi ile hiç bağdaşmayan bir kitap.
Son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan diyebilirim. Mutluluk , kızgınlık, sevinç , nefret, affetme, acıma, ihanet.
Kısacası tam bir hisler aşuresi yemiş gibi oluyorsunuz, tüm hisleri bir arada yaşattı bu roman bana. Okuyun ve okutun derim.
Çok iyimiş demek yalan olur amma güzel,sade ve akıcı bir dil. John Steinbeck bir zamanlarım Amerikan kültürünü ve kırsal hayatını çok iyi bir şekilde anlatmış diyebilirim