Sonra demiş ki Kemal Tahir;
'Her şeyin zamanı ve gök altında olan her işin vakti vardır.
Doğmanın vakti,
ölmenin vakti,
aramanın,
bulmanın,
yitirmenin bir vakti vardır...
Allah yükleyecek, biz taşıyacağız.'
En ufak bir aykırı ses duymayıp herkes sizin gibi düşünüp konuşmaya başlayınca huzur bulacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu durumdan huzursuz olup tartışmaya çalışıyorsanız, ikinci defa yanılıyorsunuz. Birincisi gayr-ı tabii, ikincisi beyhudedir.
İnsanların bir kısmı 'ne' düşündüklerine; bir kısmı ise "ne-için" düşündüklerine odaklanırlar; 'doğruyu' ve 'doğru' düşünüp düşünmediklerini sorgulayanlar pek azdır. Çünkü bunun için öncelikle 'yöntemli' ve 'doğru' düşünmenin hesabını vermek gerekir...
Birisi Öklid’i tehdit ederek “Senin hayatını almak için elimden geleni yapacağım.” dedi.
Öklid de şöyle cevap verdi:
“Ben de senin öfkeni senin elinden almak için elimden geleni yapacağım.”