Sıradan dağ çiçekleri solup gidecekler ama sonra yeniden açacaklar. Sarısalkımlar bir sonraki haziranda da şimdiki gibi sapsarı olacaklar. Filbahrilerin üzerinde bir aya kadar erguvan renkli yıldızlar belirecek ve yapraklarının yemyeşil gecesi bu yıldızları her yıl bağrına basmayı sürdürecek ama bizler gençliğimize asla geri dönemeyeceğiz.
Nedir insanlığın aradığı? Nihai nokta nedir? Para, sağlık, sevmek, sevilmek... Bütün bunları istemesinin tek bir sebebi yok mu? Aslında mutluluğa ve huzura erişmeye çalışmıyor mu? Peki mutluluk bir şeylere sahip olmakla mı gelir, yoksa sahip olacak hiçbir şey istememekle mi? Belki de doğduğumuz günden itibaren bize bu öğretilmelidir. Bir şeylere sahip olma istediğinden arınmak. Bu keşke o kadar kolay olsa.
Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup bir bardak şarap, bir kestane , kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı.