Yusuf POLAT

Yusuf POLAT
@Yusuffpolat
Bana seyyar bir yaşam gerek.
Öğretmen
Lisans mezunu
Van
80 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 11:23
Basit bir tabirle bir ayağımızın diğer ayagimizin önüne getirip sürekli devinimle gerçekleştiren eyleme yürüme diyoruz. O hâlde bu kadar basit bir eylemin nasıl bir felsefesi olabilir? Bakalim:
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
8/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 22:28
''ve ağzımda sulfato tadında bir acılık...'' o kadar çok kitapta yer vermiş ki bu cümleye Atila Ilhan, bitirdikten sonra bir süre bilinçaltımda gezeceği kesin:) (Ilk kez Atila Ilhan'ı okudum ve beğendim) Halim ve Suat çiftinin evlilik süreçleri, iç dünyaları, geçmişleri ve dahil oldukları diğer kişilerle ilişkileri kahramanların gözüyle olayların içinde yaşamanın duygusunu veriyor. Menderes dönemi siyasî çalkantıların; gösteri, protesto, baskı ve yasakların iktidar ile halkın (aydın kesimin) çekişmeleri... Gazete ve radyo aracılığıyla verilen haberlere sansür uygulanması... Günümüze benzer olayların tekerrür ettiğini, okurken ensemizde kolsuz Celal'in nefesini hissetmiyor değiliz. Yazar'in diğer kitaplarındaki karekterleri de kullanması kafa karışıklığına mahal vermeden gayet ustaca faydalanmış... Her kitapta olduğu gibi bunda da altı çizilecek guzel cümleler barındırıyor. Mesela; ''Her şeyi tasarlamak, gerçeğini yaşamaktan kolay değil midir?'' Kitabın bazı yerlerinde kimlik bunalımı yaşama, aynanın karşısındaki ben'den sıkılıp başka bir ben yaratma paradoksu, cinsel tercihlerinde farklı bir kaçamak yapmak, gördükleriyle yaşayıp hissetme girdabindan kendini alamayıp daha somut duygulara yelken açan Suat'in karakterinde olup biten şeyler. Miralay Ferid dayi'nin 1.Dünya savaşı sırasında katıldığı cephelerde maziyi sürekli dile getirmesi, kurtuluş savaşı sıralarında Mustafa Kemal Atatürk'ün anadolu'ya geçmeden Istanbul'dayken söylediği bazı sözleri ile şu an yaşanılanlar arasındaki ucurumu görup sorunları irdelemeden edemediğini görüyoruz .
Bıçağın UcuAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014336 okunma
8/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 23:43
Sokaklarda oyun oynayanlar kaldı mı? Teknolojinin gelişmesi, artan nüfusun etkisiyle boş kalan arazi kaldı mı? Gökyüzünü kapatan, güneşi esir eden apartmanların varlığı bir araya gelip sosyalleşmek, tanışmak, kavga etmek, oyun oynamak gibi eylemler artık yerini dijital oyunlara, tabletlere bıraktı ne yazık ki... Bir çocuk kitabi olan Pàl Sokağı Çocukları; yazıldığı dönemin -savaş yılları olmasından dolayı- izlerini sembollerle ifade eder yazar. Macaristan'da geçen çocukların oyun oynamak için bir araya gelip vakit geçirdikleri Arsa denilen yerde kendilerinden güçlü ve zengin başka grup çocuklarla mücadelesini anlatır. Çocukların kendi aralarında askerî hiyerarşi ile emir komuta zincirinin en dibinde 'yani er olarak bilinen' Nemescek kahramanımızın cesareti ve korkusuzlugu takdire layık görülür. Iki karşıt çocuk grubu liderleri arasında geçen diyaloglar ve davranışlara bakıldığında dünyayı çocuk gözlerle bakmanın ne kadar önemli olduğunu okudukça anlıyoruz... Yaptığı hataya rağmen gruba tekrar dahil olmak için Gereb'in girişimciliği, Boka'nin anlayisliligi, tarafların birbirlerine davranışları, Nemescek'in bağlılığı, yediden yetmişe herkesin okumasi gereken bir kitap.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
8/10
·245 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 09:59
Ölüm ile Cezar Dede arasında geçen karşılıklı; aşk, korku, ölüm temalı konular üzerinde anlatılan sekiz hikâye... ''Her nefis ölümü tadacaktır'' sözüyle; görevi icabı Ölüm''ün bir gün ölüm sırası Cezar adında birisinde olduğunu elindeki kara defterden adresini bulup evine gider. On bir toruna sahip Cezar Dede'nin surekli torunlarına masallar anlatarak iştahlarını kabarttığı bir günde çalınan kapıyla içeriye alınan Ölüm'ü tanıyan Dede tabiki her insan gibi o da biraz tedirgin olmuştur. Ölüm'ün oyun oynamayı sevdiği-kaybetmedigi- için kurbanına son bir oyun oynama şansı verir. Kimin hikâyesi daha iyi ve etkili olur müsameresi başlar. Tabiatı gereği soğuk olan Ölum'un anlattığı hikâye ilk konu başlığı KORKU'nun hakkını verirken Cezar Dede'nin 'korku' temalı hikayesi o kadar korku duygusunun barındırmadığıni ifade eder Ölum. Cezar Dede'nin ölmekten korkmadığını, Cennetin düşlerimizde olduğunu gözümüzü kapatmamizla gerçeklerle yuzlestigimizi gibi aciklamalariyla anlatacağı diğer hikayelerle Ölüm'ü etkilemeye başlar. Uzun Ihsan'in canını almak ici gittiği her adreste sans eseri sürekli ölümün elinden kaçmasıyla ölüm'ü de geciken Cezar Dedenin yasam enerjisini anlattigi hikâyeler verdigi cevaplarla an be an Ölüm, bir terslik yaşayacağını hissedecektir. ( özellikle son sahnedeki küçük kızın gözyaşları da etkili olacaktır) Anlatılan hikayelerde; çocukların mistik konular çerçevesinde yer yer bazı olgulara gönderimi, vahdet-i vücud olma yolunda kişinin zorlu arayışlar içinde kendini tanıması-bulması-, ölüm, cennet ve çocuk üçlemesinde masalsı fantastik anlatımı hoş bir kitap...
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma
10/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 14:05
Batı'da yeni bir şey yok; sisteme haykiran bir çığlık, hayati sorgulatan ve ayni zamanda bir pismanlık, yaşam ve ölümün ic içe girmiş 1. Dünya savaşın yıkıcılığıdır... Neden savaşıyoruz? kim için
Batıda Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Dorlion Yayınevi · 20184,036 okunma