Evini bırakıp bilmediğin kıyılara gittiğinde kolayca, eskiden olduğu gibi devam etmezsin hayatına; içinden bir parça ölür ki bir başka parça en baştan başlayabilsin yeniden.
Ağaç zamanı döngüseldir;yinelenir,süreklidir. Geçmiş ve gelecek, bu anın içinde soluk alıp verirler ve şimdiki zaman illa ki belli bir yönde akmaz; onun yerine iç içe çemberler çizer, tıpkı bizi kestiğinizde bulunduğunuz halkalar gibi.
İnsan zamanı çizgiseldir; bitmiş gitmiş olması gereken bir geçmişten başlayıp henüz dokunulmamış, kitletilmemiş olduğuna inanılan bir geleceğe uzanan muntazam bir sürekliliktir. Her günün taptaze olaylarla dolu yepyeni bir gün olması, her aşkın bir öncekinden tamamen farklı olması şarttır. İnsan türünün yeniliğe duyduğu iştah doymak bilmez ve ben bu durumun onların hayrına olduğundan pek emin değilim.