Çok iyiydi. Bence vakit kaybetmeden okuyun derim. Biraz sindirince belki bir şeyler yazarım. Ben yazana kadar siz vakit kaybetmeyin. Dizi tadında merak uyandırıcı ve başarılı bir yapıt....
Yine şaşırtmayan bir Amin Maaoluf klasiği. Katmanlı ve tarihle içiçe olan yapısı, hikayeye sizi dahil eden dili baştan sona harika... Tabi burada çevirmenin rolü de çok büyük. Granada, Kahire, Fas, İstanbul, Roma .... Ana karakterimiz Hasan herbirinde ayrı bir şeye evriliyor. Hasan kim gerçekten?! Kaçımızın kaçma şekli Hasan'a benziyor? Ya da kaçımız tecrübe biriktirmek uğruna kendimizden eksiliyoruz? Göze aldığımız yolları bizdeki iradeyle şekillendirmek adına mı yapıyoruz tercihleri yoksa ne gelirse kabulümüz mü! Her parçasında ayrı ayrı düşünüp konuşulacak bu kitabı bir grupla tahlil ederek bitirdiğim için şanslı hissediyorum. Tavsiyem de bu yönde. Kitaplar, üzerine konuşulduğunda kendini size açıyor bana kalırsa...
Hasan'a ve kitaba gelecek olursam son sözüm;
Eğer Hasan olmak hoşunuza gittiyse Leo olmayi da göze almışsınızdır.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Tamamen empatik bir yerden başladığım için beni bir çok sahnesiyle sarsan ve etkileyen bir kitap oldu. Kitabın isminin bahçivan ve ölüm oluşu, baba figürünün bahçivan olup bahçeye dönüşmesi,karakterin babayla arasındaki mesafeli ilişki gibi bir çok şey beni fazlasıyla anlatıya yakın hissettirdi. Fakat edebi lezzet, dilin ve kurgunun ifade ediliş tarzı fazla düz ve sıradandı. Etkileyici olan 'ölüm'ün geçirgen bir duygu olmasındandı. Buna rağmen bazı cümleler ve yaşayanın dilinden dökülen samimi ifadeler içimdeki yaralara dokundu. Bu da az başarı değil. Popüler olmasını açıklayacak bir çok tarafı var ama edebi lezzeti daha yüksek kitaplar okumuştum. Bu kitap ise tamamiyle gerçekti. Bu gerçekliğin sadelikle ifade ediliyor oluşu samimiyet ve empatiyi devreye sokmamı çok kolaylaştırdı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,1bin okunma
Kesinlike kolay bir kitap değil. Fakat özellikle kıyaslamalar ve tane tane izah edilen pasajlar bazı konularda yapılan sık hataları çok net aydınlattı. Gramatik ayrımın ne kadar önemli bir anlama zemini oluşturduğunu,kafa karışıklıklarımızn temelinin neye/nelere dayandığı gerçeği bu kitapla bende net bir yere oturdu. Herkese tavsiye edemem. Zaten bende bir tahlil vesilesiyle okudum ancak üzerine konuşursak anlayacağım boşluklar çok. Ama dil felsefesi alanına ilgisi olanlara tavsiyemdir.
Tam da alt başlıkta yazdığı gibi; babalar,oğullar ve aradaki memleket üzerinde yazarın kendi hayat hikayesini anlatan sürükleyici bir kitap. Libya'da yaşanan rejim ve zulümlerle her biri ayrı kopmalar,kayıplar ve haksızlıklar yaşayan Hisham Matar'in ailesini, babasini arayışını ve içindeki kırılmaları tarihi bir arka planla anlatan, şahit olduğumuz savaşların ölenleri değil de ardında kalanları üzerine bize çok çarpıcı gerçekler sunan hüzünlü bir anlatı. Okurken tarih geçişleri başlarda adapte olmami zorlaştırsa da kitabın sonunda Londra, Tunus, Kahire,Nairobi gibi bir çok yere gitmiş, Ömer Muhtar,Kaddafi gibi bir çok kişinin tarihe olan etkisiyle karşılaşmış, bir yazarın kalemiyle neler yapabileceğine tanık olmuş ve memleketsiz yaşamanın tedirgiliğini sonuna kadar hissetmiş, sevdiğinin öldüğünü bilmenin bile nimet olduğunun idrakine varmış oldum. Tavsiye ederim.