Anna’yı alt kata geçirmek istiyorum, ama perdeleri de
taşımak gerekiyor. Hiç kimse bu işi beceremez, kendim yap-
malıyım, -diye yanıtladı Dolli kocasına dönerek.
“Tamamen barışıp barışmadıklarını Tanrı bilir,” -diye dü-
şündü Anna, Dolli’nin soğuk ve sakin ses tonunu duyunca.
— Ah, yeter Dolli, hep zor işlerle uğraşıyorsun, -dedi Ste-
pan Arkadyiç - İstersen hepsini ben yaparım...
“ Evet, galiba barışmışlar,” diye düşündü Anna.
— Nasıl iş yaptığını biliyorum, -diye yanıtladı Dolli,- ya-
pamayacağın şeyleri Matvey’e söylüyorsun, kendin çekip gi-
diyorsun, o da her şeyi birbirine karıştırıyor, -dedi ve bunu söy-
lediği sırada her zamanki alaycı gülümsemesi Dolli’nin dudak-
larının kenarlarını kırıştırdı.
“Tamamen, tamamen barışmışlar, -diye düşündü Anna,-
çok şükür!” Bu barışmaya vesile olduğu için sevinen Anna, Dol-
li’nin yanına gidip onu öptü.
"O inci yok edilmeli. Yoksa Onun Varlığı bizi yok edecek."
İnsan oğlunun aç gözlülüğünü doymak bilmeyen hırslarını ve sonuçlarını çok güzel anlatan bir hikaye....