Talha Acar

Talha Acar
Okumak, karanlığa küfretmek yerine, bir mum yakmaktır.. okuyalım tüm zifiriyeti aydınlık edesiye kadar...
Lisans
119 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
Yazarın en ünlü ve birçok kişiyi etkisi altına alan romanı Körlükte; bir salgın hastalığı konu almaktadır. Çarpıcı ve yaratıcı bir konusu olan romanın en dikkat çekici özelliklerinden bir tanesi kitapta hiç bir şeyin isminin olmaması. İsimsiz bir ülkenin isimsiz bir şehrinde isimsiz insanların başından geçenler anlatılmaktadır. Diğer önemli özelliklerden bir tanesi de yazarın nokta ve virgül dışında hiçbir noktalama işareti kullanmaması. Her şey trafik ışıklarında bekleyen isimsiz adamın bir anda görme yetisini kaybetmesi ile başlar. Fakat bu körlüğün bildiğimiz körlükten bir farkı vardır o da isimsiz insanların karanlık yerine beyaz görmesidir. Genel olarak bakıldığında gerek psikolojik gerek toplumsal boyutta farklı açılardan ele alınacak fevkalade bir eser. Hayatımda okuduğum en ilginç romanlardan biriydi hiç şüphesiz. Özellikle insanların en basit ihtiyaçlarını dahi gideremediklerini görme yetisinin fazlasıyla önemli olduğunu bu yüzdende empati kurarak bu halde olanları bir nebze olsun anlayabileceğimizi düşünüyorum. Sanırım yetilerimizden önce insanlığımızı kaybetmekten korkmalıyız...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma
10/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
Sanırım bu zamana kadar okuduğum en ilginç otobiyografi budur diyebilirim. Öncelikle kitabın tasarımı, iç dizaynı ve en önemlisi kendi hayatını bize roman havasında yazması, kitabı kolayca
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,765 okunma
9/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Büyük imparatorluğun merkezi ile doğu yakası arasında ki derin uçurumu ele alıyor kitap. Londra'da merkezde hayat gayet fevkalade devam ederken taşra kesiminde aylık 5.5 dolara geçinmeye çalışan ailelerin düştükleri çarpıcı tablolar gözler önüne serilmekte. Geçim sıkıntısı o kadar çok çepeçevre sarmış ki orada ki insanları yaşamdan zerre miktar başka bir beklentileri olmadıklarını görmekteyiz. Barınma sıkıntısı yeme sıkıntısı iş sıkıntısı vs. derken insanların yaşamayı unutturacak bir kasvetin içine girdiklerini ve giderek bu bataklığa saplandıklarını anlatıyor yazar. İnsana verilen değerin bir hiç olduğu özellikle bu kesimde adalat olgusunun imparatorluğun en güçlü döneminde böyle içler acısı halde olduğunu defalarca dile getiriyor çeşitli örnekleri ile. Oysa ki dönem İngiltere'nin en güçlü dönemi ve merkezde gazetelerde hayatın gayet normal gittiğini yönelik manşetleri görürken yazarın doğu yakasını daha yakından incelemek adına bu kasvetin içine karışıp durumun ne kadar vahim olduğunu bizlere aktarıyor. Toplum düsturu topluma topyekûn önemseme güçlü bir devlet ile gerçekleşmez tam anlamıyla. Devleti yönetenler bu anlamda daha fazla önem arz etmektedir. Öyle bir devlet adamı olmalı ki Atatürk gibi an be an halkın içinde nefes almalı onların dertleri ile hemhal olmalı. Öyle bir devlet adamı olmalı ki Hz. Ömer'in dağlara buğday ekin müslüman ülkede kuşlar aç demesinler sözündeki inceliği gibi hassas yöneticiler ile ancak hakiki anlamda topyekûn kalkınma mümkün olabilir.
Uçurum İnsanlarıJack London · Dorlion Yayınevi · 20204,550 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Her yaptığımız şeyin başında disiplin geliyor. Eğer o işi disiplinli bir şekilde yaptığımız takdirde istediğimiz sonuçları elde ediyoruz. İşte bu disiplini de bize engel olan belli unsurları yahut davranışları terbiye ederek veriyoruz. İsminde geçtiği gibi irade yani nefis terbiyesi. Belki de günümüzün en zor işidir nefsimiz ile mücadele edebilmek. Gerek tembelliğimizden kurtulabilmek olsun gerekse cinsel isteklerimizin önüne geçmek olsun bir çok nefsani duygu ve davranışlarımızın terbiyesi özellikle bu dönem için fazlasıyla zor ve meşakkatli iş olarak görüyorum. İşte bu yönde bu kitap size yol ve yöntem gösterebilir. Gayet akıcı dil ile ve güzel anlatımı ile terbiye etmeyi ifade ediyor. Çağımızın hastalığı olan uyuşukluk, erteleme, bedensel ve ruhani sağlık, tembellik ve cinsel dürtülere değiniyor ve bunlardan kurtulmak için çareler arıyor. Kitapta bahsedildiği gibi harekete geçmeli yerimizde doğrulamalıyız.
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
9/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Ben bu kitaba medeniyet diyebilirim ya da akıl ile yaygaranın kitabı da diyebilirim. Öncelikle küçük çocukların normal hikayesi gibi başlayan romanımız, sonrasında ise aslında aklımızı kullanmanın sadece yaş ile alakalı olmadığı ve vahşetin her bedene sığdığı bir hale dönüşen hikayeye evrildi. Bizi iyi ve kötü yapan şeyin tamamıyla iç güdü ve vicdan dediğimiz hep o bahsettiğimiz derinliklerimizde ki aydınlık olduğunu görmekteyiz. Romanın konusu gayet ilgi çekici ve bu çekiciliğe felsefecilik yönünden bakmak gerekiyor sanırım. Zira sadece bir hikaye ile kalmayıp aslında bizlere çok şey anlatan bir roman diyebiliriz. Düzenin, görev dağılımının, intizamın ve yönetimin ne denli önemli olduğunu açıkça dile getiriyor. Ve canavar korkusu... İçimizde ki o canavarın korkusu... İyi ile akıl ve kötü ile vahşetin bir seçim olduğunu gösteren bir anlatım. Beni en çok etkileyen şey ise yüzlerine yaptıkları maskelerden sonra çocukların vahşilikleri daha kolay yaptıklarını resmen kabile hayatına evrildiklerini görmek oldu. Akıl mı? Vahşet mi? Yoksa herşeyin sonunda gerçekler mi?
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,2bin okunma