Beni gerçekten delirten ve bir sonraki sayfaya geçerken beklentilerim ne zaman gerçekleşecek diye sabırsızlıkla okuduğum bir kitap oldu.
Öncelikle erkek karakterimizin son ana kadar nişanlısından ayrılmaması beni delirtti. Kadın karakterimizi metres gibi hissettirmesi ve aynı zamanda kadın karakterin de kendini bu duruma sokmaya istekli olması çok sinir bozucuydu.
Aralarında ki kimya, kadın karakterin erkek karakterin birçok şeyi atlatmasında ve aşmasında yardımcı olmasını okumak çok güzeldi ama adamın nişanlanması şart mıydı yani. Gereksiz dramaydı. Hiçbir şey katmadı nişanlı olması; kadın kandırmaya çalışmış, bebekliğinde birlikte büyümüşler, yok neymiş onu 30 yıldır seviyormuş, metresi olmayı bırakmalıymış yoksa ona hayatı dar edermiş. Gibi gibi bir ton şey söyledi ama asla bir icraat yok. Aynı şekilde erkek karakterin annesi de sinir bozucuydu. Son ana dek kendisinin oğlunun hayatına müdahale etmemesi gerektiğini anlayamaması, adamın nişanlısını sevmediğini bildiği halde adamı bu evliliğe zorlaması da saçmalıktı. Yine de adamın nişanlısını ( ne kadar nişanlı denirse artık, sözleşme imzaladığı birisi işte) ve annesini görmezden gelirsek çok güzeldi. Duyguları kesinlikle geçti. Serinin ilk kitabından bir tık daha güzeldi diyebilirim.