Sonunu başından bilen bir yolcuyum ben; adımlarım hep aynı taşlara çarpa çarpa ilerliyor. Göz göre göre düşeceğim uçurumları tanıyor, yine de o yollardan geçiyorum. Biliyorum; sonunda içimi yakacak, avuçlarımdan kayıp gidecek şeyler var. Kaybetmek istemiyorum ama kader, bazen bile bile yenildiğin bir oyunun adıdır. Ve ben, kaybı önceden sezmenin sessiz ağırlığını taşıyorum.