Bu kitapta Necip Fazıl, kendi içsel dönüşüm sürecini ve tasavvufa yönelişini anlatıyor. Özellikle, şeyhi Abdulhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra yaşadığı manevi değişimi o kadar derin ve samimi bir dille yazmış ki, insanı etkisi altına alıyor. Kelimeleri ustalıkla kullanması, kitabı hem bir anı hem de bir edebi eser niteliğine kavuşturuyor. Yazarın hayatına dair bu içsel yolculuğu, okurken adeta yanında hissediyorsunuz. Kelimeler öylesine güçlü ve anlamlı ki, Necip Fazıl’ın diline olan hayranlığım bir kez daha arttı. Bu kitap sayesinde, Necip Fazıl’ı sadece bir şair ya da yazar olarak değil, aynı zamanda bir insan olarak da daha derinlemesine anlamak mümkün.