Seyyid Hüseyin Nasr, modern bilim ile İslam ilimi arasındaki ilişkiler ve bilim ile bilgelik arasındaki münasebetlerin ters çevrilişini sorgularken şöyle der:"Eğer Ortaçağ İslâm bilginleri dirilip de günümüzde tekrar yaşayacak olsalardı, kendilerinin kaynaklık ettiği fikirlerin ilerlemesine değil de, değerler düzeninin tamamen altüst oluşuna şaşar kalırlardı."
"kerimdir." Bu kelime, cahiliyede çok önemli bir anahtar terimdi ve soyu lekesiz bir şecereyle şerefli bir ataya bağlanan asil biri anlamına geliyordu ve eski Arapların insani erdem anlayışında müsrifçe ve sınırsız Cömertlik, bir erkeğin soyluluğunun en önde gelen ve somut göstergesi olduğu için kerim' bizim mirasyedi kavramımızın ima ettiği şekilde, aşırı cömert anlamını da kazanmıştı. Bu kelimenin anlam içeriği az önce kendisine bir atıfta bulunan takva ile Kur'ani bağlamda yakından ilişkilendirildiğinde, müthiş bir değişikliğe uğramak zorundaydı. Kur'an, en net ifadelerle insanların en kerim (asil) olanının Allah'a karşı takva tavrını takınan kişi olduğunu ilan ediyordu.
Özellikle edebi eserlerde not alırken çok önemli olmasa dahi öykünün değişim noktalarına işaret atmak tekrar okurken hatırlamak açksından faydalı olur.