Basit gibi dursa da çok baskin bir "din" haline gelmiştir bu korkular adeta. Bir kadıncağız biliyorum, öylesine kahrolmuş ki bu durumdan başladı anlatmaya avuçlarını sıkarak;
"babam öldüğünde, bir köşeye çekilip ağlamak, düşünmek, yaşadığımız her şeyi hatırlamak istedim. Sessizce Kur'an okumak, ölümü tefekkür etmek, kendi ölümümü düşünmek istedim. Babamı kalbimle baş başa kalarak son yolculuguna uğurlamak istedim. Beynimde dönen ugultulari, kalbimden aldığım yaraları sekinet ve dualar ile bastırmak istedim fakat servis yapmaktan, yemek pişirmekten, gelenin gidenin çay servisini yapmaktan hiçbir şey anlayamadım. içimde bir çığlık koparken usulca çay servislerini izledim. Babam evinden son kez çıktı, babam gitti. Ve ben onu son yolculuğuna uğurlayamadım.